Ana səhifə

Tartişmalar mustafa ÖZYÜrek (Oturum Başkanı)


Yüklə 22.47 Kb.
tarix15.06.2016
ölçüsü22.47 Kb.
TARTIŞMALAR

Mustafa ÖZYÜREK

(Oturum Başkanı)

Bildiri sunan arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Şimdi sorularınızı ve katkılarınız alacağız. Buyurun Sayın Arıklan.


Yahya ARIKAN


Teşekkür ederim Sayın Başkan. Değerli katılımcılar sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum. Özellikle Sayın Türker Susmuş’un kapsamlı çalışmasına teşekkür ediyorum. Gerçekten bu sempozyumda sunulan bu çalışmalarla bizlere katkı sundu. Sevindirici nokta 10 yıl önceki en iyi muhasebeci en az vergi ödeten muhasebeci düşüncesinin 10 yıl sonra en sonlara gelmesi gerçekten bizim açımızdan sevindirici. Özellikle iş kaybını tartışıyoruz haksız rekabetin bir parçası olarak görüyoruz neden müşteri gidiyor konusundaki tespitlerinizde bize son derece ışık tutacak. Dünkü oturumda Sayın Öksüz ifade etti müşterilerimizin üzerinde odaklanmamızla da bu bağlantılı. Bu anlamda bu çalışmalarınıza teşekkür ediyorum. Türkan hocamın son sözü bu yaşanan sıkıntıların ortadan kalkmasıyla ilgili kalite standartlarının oluşmasını ifade ettiniz. Gerçekten katıldığımız bir düşünce. Dünkü açılış konuşmamda da ifade ettim muhasebe mesleği kalite standartları merkezinin mutlaka kurulması gerekiyor. Bu çalışma bunu teyit ediyor bu anlamda teşekkür ediyoruz sağ olun.

Hulusi ÖZOCAK


Teşekkürler sayın başkan. Sorum mesleğimizin geleceği açısından Sayın Ali Tayyar Beyefendiye. Bildiğiniz gibi iş dünyası eleman seçiminde hep elemanları öz geçmişleriyle uğraşır şimdi bunlar CV oldu. Bu ülkede üniversite bitirmek önemli değil hangi üniversiteyi bitirdiğiniz önemli. Siz size müracaat eden bir eleman için benim öz geçmişim bu şekilde bir yaklaşım gösterdiği zaman ne tür bir tutum izliyorsunuz? Diğer bir konu siz özellikle ülkemizde kendisini yetiştirmiş binlerce meslek mensubu var. Ancak biliyoruz ki muhasebe hizmetlerinin büyük çoğunluğu yabancı isimli kuruluşlar tarafından veriliyor. Niçin bizlerden istifade etmiyorsunuz? Çünkü sizler de dünkü toplantılarda da dile getirildi arz talep dengesi olmalı. Ancak sizler bize talepte bulunmadığınız zaman bizlere de hep bakkal defteri düşecek. Halbuki onu da ortadan kaldırıyorsunuz. Çünkü bakkallar gün geçtikçe kapanıyor. Bizler kimlerin muhasebe defterini tutacağız? Diğer bir konu Sayın Susmuş’a teşekkür ediyoruz. Sayın Türkan Önder Hanımefendiye’ de bir soru sormak istiyorum. Şimdi açıklamanızda o bağımsızlığın tarafsızlığın tehlikeye düştüğü anları dile getirdiniz. Özellikle Sayın Susmuş’un bir anketinde sürekli ve düzenli meslek hizmeti alan mükellef oranı %80’dir yurdumuzda. Şimdi uzun süreli bir muhasebe hizmeti götürüldüğünde bağımsızlık ve tarafsızlığın tehlikeye girdiği bağımsız ve tarafsızların etkileri konusunda bir açıklama. Kaldı ki bu bağımsız denetimde bir süre vardır ancak muhasebe hizmetinde bir süre ve sınırlama yoktur olmamalıdır bunları açarsanız teşekkür ederim.

Ali TAYYAR


Sorularınıza teşekkür ediyorum. Önce bakkal ile ilgili sorudan başlayayım. Kimseyi tabi ki küçümsememek lazım bakkal dükkanının da ekonomi içinde önemli değeri var. Fakat kendi şirketim açısından buna cevap vermek istersem bizim yabancı birine defter tutturmak gibi bir şey söz konusu değil. Biz sanayi şirketlerimizde genellikle kendi mali gruplarımızı kurarız ki Arçelik şirketinde de aşağı yukarı mali tarafta 100’ün üzerinde çalışan arkadaşımız vardır 8 tane fabrikada. Belki baştan Arçeliği tanıtmak gerekirdi. Sadece bağımsız denetim dediğimiz kısmı .....ile beraber yapmaktayız. İsmi belki yabancı ama o şirket içindeki tüm arkadaşlarımız bizden biridir. Diğer sorunuza cevap vermek gerekirse eleman seçimi konusunda Türkiye’de baktığımızda açık konuşmak gerekirse eleman konusunda çok büyük sıkıntı var. Hiç kimse muhasebeci olmak istemiyor. Bu ister para deyin ister başka bir şey deyin herkes güzel katvizitler istiyor. Finansmanda çalışmayı herkes kabul ediyor ama vallahi muhasebede oturup çalışmayı kimse kabul etmiyor orada büyük bir sıkıntımız var. Eleman bulmakta , istihdam etmekte ve yetiştirme konusunda da sıkıntılarımız var. Çünkü bu insanlarımız genelde bulsanız dahi başka şirketlere gidebiliyorlar. Onun için bizde genellikle staj dönemindeyken kendi içimizde çalıştırıp mali tarafı gösterip çünkü burada muhasebeyi m sinden ya da a sından başlayarak öğrenmeleri lazım. İşte makbuz kesmeden en çok basit işlemler dediğimiz çok basit işlemler yaptığımız genellikle bankalarla çalıştığımız işlemler olduğu için mesela bir kasa hareketleri diyorum özellikle buradan başlayarak 2’şer 3’er yıl staj dönemi içersinde şirketimiz içinde çeşitli birimlerde çalıştırarak onları kendi bünyemize katmaya çalışıyoruz. Ama burada sıkıntımız var. Teşekkür ederim.

Türkan ÖNDER


Şimdi benim söylediğim danışmanlık hizmeti esas itibarıyla bir kere halka açık şirketler için ve de denetim müşterisi için geçerli. Yani denetim yapmadığınız müşterilere istediğiniz hizmeti verebiliyorsunuz orada pek sıkıntı yok. Fakat eğer denetim müşterinize bu hizmetleri vermek gerekiyorsa o zaman örgütlenme yapınızı bu şekilde yapmanız lazım. Denetim ekipleri kurup bunları gerektiğinde değiştirebilmeniz gerekiyor. Yani denetim müşterisinde bu hizmetler bağdaşmayacağı için bu hizmetlerin verilmesini önleyecek şekilde bir örgüt yapısını yapmamız gerekiyor.

Halil BAŞAĞAÇ


Benim sorum kısa bir katkı öncelikle teşekkür ederiz Sayın Susmuş’a. Gerçekten anında yapılmış en azından en kapsamlı çalışma. Sanırım bundan sonra daha da geliştirilerek üzerinde çok konuşulması gerekir herhalde orada Tablo 4’e ben değinmek istiyorum. Tablo 4’e baktığımız zaman bazı konularda muhasebeciden yararlanma oranının çok düşük olduğu görülüyor. Bu belki olumsuz gibi görülebilir ama kendi kafamda ben bu soruyu şöyle yanıtlıyorum. Hem bir önceki tabloda baktığımız zaman %80’lerde vergisel işlemlerde yararlandığı söylenildiğine göre burada işletme sahiplerinin meslektaşlarımızdan yeterince yararlanmadıkları ortaya çıkıyor. Eğer işletme sahipleri muhasebeciyi sadece vergisel işlemleri yerine getirmesini bir formalite olarak görürse tabi ki böyle bir sonuçla karşılaşılabilir. Oysa muhasebede raporlama ve işletme yöneticilerine bilgi sunma fonksiyonu ön plana çıkarıldığı ölçüde ben bizim meslektaşlarımızın stratejik konularda daha fazla yararlanılacak kişiler olduğuna inanıyorum. İşin bu yönünde bundan sonraki anketlerde biraz daha derinleştirmesini diliyorum. Teşekkür ederim.

Türker SUSMUŞ


Çok teşekkür ederim sizinde katkılarınız için. Orada belki karşılıklı durum söz konusu. Yani muhasebecinin belki yardımcı olmaması olabileceği gibi dediğinizde çok doğru talep olmayabilir yani talep olduğunda niye yardım olmasın. Fakat daha sonraki tablo sonrası çalışmalara baktığınızda yardımcı olan kesimin özellikle oldukça yüklü konularda yardım aldığını yani demek ki talep yönünü düşündüğümüzde bunlara cevap alabildiğini düşüneceğiz ama iki boyut olarak ben olayı düşünüyorum ya da tek boyutlu olarak değil. Belki ifade tek boyutlu olmuş olabilir ama iki boyutlu. Teşekkür ederim.

İsim Belirtmedi


Teşekkür ederim. Sorum Sayın Tayyar’a olacaktı. Arçelik gibi büyük işletmelerin enflasyon muhasebesini mutlaka kendi hesaplarını daha iyi anlayabilmek için yapıyordur. Ama benim sorum şöyle, gönüllülük esasına dayalı olarak sosyal sorumluluk muhasebesi yapabiliyor mu? Bu sosyal sorumluluk muhasebesi fayda maliyetini dikkate alarak kamuya açık raporlama yapıyor mu? Böyle bir muhasebe sistemi içersinde bizlerinde olacak çünkü sorumluluklarımız var. Tabi bu raporlama gönüllülük esasına dayalı oluyor. Bizim dünkü bahsettiğimiz misyonlardan yüklenmemiz gereken misyonlardan biriside bu olduğunu düşünüyorum. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. Teşekkür ederim.

Ali TAYYAR


Sorunuza teşekkür ederim. Şirketimizde enflasyon ile ilgili düzeltilmiş uluslararası muhasebe standartlarını ilgili tabi ki raporlamalar yapılmaktadır. Bunlar özellikle de daha sonra konsültasyon olarak kendi içimizde kullanmakta ve yabancı yatırımcılarla da gerekirse paylaşılmaktadır. Şirketimizin söylediğiniz sosyal sorumluluk kısmına şöyle cevap vermek istiyorum. Aslında takip edebildiyseniz eğer Türkiye’de büyük bir şirketiz, uluslararası alanda iki kere başarı ödülü almış bir şirketiz. Bunun dışında bu başarı ödüllerini alabilmek için özellikle çevresel dediğimiz toplumsal dediğimiz etkiler açısından şirketimiz denetlenmiş ve bu konularda da olumlu ve yüksek puanlar almıştır. Bunlar tabi ki internet ortamında mevcuttur ve bunlar kamuoyuyla da paylaşılmaktadır. Teşekkür ederim.

Mevlüt GÜVEN


Katılımcılara sunuşları için teşekkür ediyoruz. Sayın Ali Beye bir sorum olacak. Şirketlerin enflasyon muhasebesini gerçekleştirdiğinizi ve bununla ilgili enflasyon muhasebesi sonuçlarına göre raporlamalar yapıldığını ifade ettiniz şirketinizde. Şimdi SPK’ya bağlı şirketlerde enflasyon muhasebesi sonuçlarının kamuya açıklanmasının bir mahsuru var mıdır, açıklandığı zaman bu şirketlerin yatırımlarını etkileyen sonuçlar doğurur mu? Teşekkür ediyorum.

Ali TAYYAR


Şimdi bu konuda ben hiçbir mahsur görmüyorum. Aslında Sermaye Piyasası Kurulu enflasyonla düzeltilmiş tüm bilgilerin yurt dışında işte bir sürü kurallarımız vardır zannediyorum 36, kaç 40’a mı geldik. Yani bütün bu kuralların uygulanarak Türkiye’de halka açık ve İMKB’den istenmesine paralel bu açıklamaları yapmamızın doğru olacağı düşüncesindeyim ve yatırımlar konusunda zaten biz kendi kararlarımızı verirken ki bunlar son 5 yılda 300 milyon dolara yakın bir yatırım mevcuttur. Arçelik şirketinde ve ayrıca istihdam da yaratmıştır ki bu sene ki yatırımlarımızda aşağı yukarı 50 milyon dolar seviyesinde olacaktır. Bizler bu kararları verirken genellikle zaten kanuni dediğimiz raporlar finansal tablolar, düzeltilmiş enflasyondan arındırılmış çeşitli analiz oranlarını kullanarak bu yatırımlarımıza karar veririz.

Mevlüt GÜVEN


Halka açılmada etkisi?

Ali TAYYAR


Halka açılmada olumsuz bir etki yapacağını zannetmiyorum.

Hülya TALU


Öncelikle konuşmacılara teşekkür ediyorum. Ben bir katkıda bulunmak istiyorum, bu bağımsız denetimin aracı kurumlara sermaye piyasalarındaki rolü çok önemli. Sayın Önder tebliğinde SPK’nın yeni getirdiği tasarıdan bahsetti. Orada yatırımlarının denetçilerin yatırımlarının denetlenmesi. Şimdi hamiline olan bir ekonomide bu nasıl denetlenebilir yani Sayın Önder’de belirtti konuşmalarında bu bir bileşik kaplar meselesi. Hukuk sisteminde alt yapı teknolojik alt yapının da buna müsaade etmesi lazım. Yani artık bu hamiline çek efendim hamiline senet hamiline yazılı menkul değer olmaması lazım. Bu bir teknolojik alt yapı müsait. Lütfen artık bunu kaldıralım ekonomiden. Bir tek yatırım numarası veya bir tek ferdi numarası hem yatırımcı numarası olsun. Yani Big Brother herkesi gözetleyecek ama evet sonunda zaten Big Brother hepimizi gözetliyor telefon konuşmalarımıza kadar dinliyor. Bırakalım da kendi ulusal Big Brotherimiz bizi denetlesin ki hepimizin ekonomik yararı için bu son derece önemli. Ayrıca hukuki alt yapıda çok büyük eksiklikler var. Bugün Adalet Bakanlığı hukuk reformu çabası içinde. Hukuk reformu ne kadar bilmiyorum ben sayın Adalet Bakanının Taksim Toplantısında konuşması var geçenlerde konuşmalarından bana böyle biraz çok ağır gibi geldi belki onun öyle olduğu için ama ben şunu önerdim bugünkü hukuk eğitiminde bugünkü hakim stajıyla bu gelişen ekonomik koşulların gerektirdiği yapıda ne avukat yetiştirebiliyorsunuz ne hakim yetiştirebiliyorsunuz. Özellikle yargıç lazım bize. Onun için muhasebe bilecek orada da belirtim yani pek bir kabul görmedi hukukçular arasında. Bugün istenilen para sermayesi piyasasında şeffaflaşmanın sağlanmasında en önemli özellik yargı olacak bunun için hakimlerde uzman bilgiye sahip olacaklar yani bilir kişiye havale etti o bilir kişiye hukukçular itiraz edecektir bununla artık uğraşılmaması lazım. Değinmek gereken diğer bir husus kalite denetim şirketleri. Şimdi bir şey ortaya çıktı yani yetki bağımsız denetimin yetkisi ayrı ama finansal kuruluşlarda bakıyorsunuz falanca kalite şirketinden belge alıyorlar. Bunu tabi kamuoyu anlamadığı için bunu zannediyor ki aman efendim falanca kalite şirketinden belge aldığı zaman benim faaliyetlerimin sağlamlığını mali açıdan güçlülüğümü gösteriyor. Hayır hiçbir şeyi göstermiyor. O sadece yazılmış prosedüre uygun olarak işlemlerin yapılıp yapılmadığını gösteriyor. Ayrıca bu kalite denetim şirketlerinin elemanları kesinlikle finans çoğu bilmiyor ve muhasebeden de anlamadıkları için çok rahatlıkla işte bunlarla yüzeysel birkaç şey yapabiliyorlar belli kurallar getirilmemiş yani İSO 9000’e baktığımızda mali denetimleri ile ilgili kuralda getirilmemiş bunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor ya bunlar finansal kurumları denetlemesin ya denetim belgesinin altına kesinlikle bu şirketin mali açıdan işlemlerinin yeterli olduğu gücünün yeterli olduğu anlamına gelmemektedir diye bir şey yazsın onu yazdığı zamanda o belge alınmaz zaten. Bu işlemlerle ilgili bir şey yani bu ileride sorun olacak bir husus buna da dikkat çekmek istiyorum. Teşekkür ederim.

Mustafa ÖZYÜREK


Hepinize teşekkür eder, saygılarımla bu oturumu burada kapatıyorum.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət