Ana səhifə

Sultan-i diyar; Dİyar-i sultan -yahut- çanakkale!


Yüklə 7.65 Kb.
tarix04.06.2016
ölçüsü7.65 Kb.
SULTAN-I DİYAR; DİYAR-I SULTAN -YAHUT- ÇANAKKALE!

Çanakkale’m! Sana nasıl sesleneceğimi, nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum. Çünkü senin öneminin yanında bütün kelimeler önemsiz, senin değerinin yanında bütün kelimeler değersiz. Ben sana kalbimin ta derinlerinden gelen bir isimle hitap etmek istiyorum. Senin isminin yanında bu ismin de naçiz kalacağını biliyorum; yine de sana ‘’sultan-ı diyar’’ demek istiyorum; çünkü sen bütün diyarlarımızın sultanısın. Bütün diyarlarımızın baş tacısın; çünkü sen Çanakkale’sin.

Ey sultan-ı diyar! Basit bir toprak parçası değilsin sen. Hani şair ‘Toprak eğer uğrunda ölen varsa, vatandır.’ diyor ya. İşte bir vatanın değerini, o vatan uğruna şehit düşenler belirler. En değerli topraksın. Hiçbir düşman elinin değmeyeceği kadar temiz, hiçbir düşman ayağının dokunamayacağı kadar mukaddes... Türk tarihinin başkentisin; sen Kilitbayır’sın, sen Gelibolu’sun, sen Anafartalar’sın, sen sultan-ı diyarsın; çünkü sen Çanakkale’sin.

Çanakkale’m! Annesiz kalınınca yaşam devam edebilir. Babasız, evsiz, malsız mülksüz kalınınca da bir şekilde yaşam devam edebilir; ama vatan kaybedilince yaşanmaz. Çünkü vatan iffettir, namustur; vatan candır, canandır! Soluduğumuz havadır, atan kalbimiz, damarlarımızda dolaşan kanımızdır. İşte bu yüzden vatansız yaşanmaz. Bin yıldır vatan eylediğimiz bu topraklar da sensiz olmaz Çanakkale’m!

Sen Çanakkale’m... Her karış toprağı şehit kanıyla şereflenen, şehadetle yücelen Çanakkale’m... En değerli, en temiz, bu mübarek vatanımın baş tacı… Şehitlerimizin örtüsü; direnişin vatanı, dirilişin destanı, diyarların sultanı Çanakkale’m… Buram buram zafer kokan, Mehmetçiği kucaklayan Çanakkale’m… Neden sustuğunu biliyorum. Sendeki bu sessizliğin, bu sakinliğin sebebini biliyorum. Şehitlerin şehadetini dinliyorsun. Sen şehitlerin tekbirini dinliyorsun. Hem de Efendimiz (s.a.v.) ile beraber... Yüce bir ihlasla yerler ve gökler… Tekbir: Allahuekber!

Çanakkale’m! “Senin isminin yanında bu ismin naçiz kalacağını biliyorum; ama yine de sana ‘sultan-ı diyar’ demek istiyorum; çünkü sen tüm diyarların sultanısın.” dedim ya; aslında sen hem ‘sultan-ı diyar’ hem de ‘diyar-ı sultan’sın. ‘Sultan-ı diyar’sın; çünkü bütün diyarlarımızın sultanısın. ‘Diyar-ı sultan’sın; çünkü o ‘gönüller sultanı’nın diyarısın. Efendimiz (s.a.v.)’in şehitlerimizi karşılamaya geldiği, toprağı Efendimiz (s.a.v.) ile şereflenen Çanakkale’m, sen diyarlarımızın en bahtiyarısın.

O ‘Gül’ün gülleriyle gülistan Çanakkale’m... Şehadetle yazılmış bir destan Çanakkale’m... Şanlı cumhuriyetin ön sözü Çanakkale’m... Türklüğün İslamlığın can özü Çanakkale’m... En nadide bir çiçek, bir siyah lale; imandan vücut bulmuş bir kale Çanakkale’m... Selam Anafartalar’a, selam Kilitbayır’a! Selam Onbaşı Seyit’e! Selam yüz binlerce Muhammed (s.a.v.) parçası yiğide! Selam iki yüz elli üç bin imrenilen şehide! Dile gelsin şimdi dağ taş, yayla ova; ocağı tüten her yuva: Gazilere, şehitlere binlerce Yasin, binlerce Fatiha, binlerce dua…

Bizi hamasi nutuklarla avutturma, Çanakkale’mizi bize sen unutturma; başlarımızı önümüze eğdirme, vatanımıza düşman ayağı değdirme; ezan-ı Muhammedî sesini dindirtme, şu al bayrağı yere indirtme; yüzünü güldür şüheda-yı ümmet-i Muhammed’in, şehitlerimize açılsın rah-ı nevin ya Rabbülâlemin! Âmin…



AYŞENUR GÖKGÜ

ÇUMRA ANADOLU SAĞLIK MESLEK LİSESİ



10-B - 242


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət