Ana səhifə

İnsan haklari


Yüklə 7.42 Kb.
tarix15.06.2016
ölçüsü7.42 Kb.
İNSAN HAKLARI
İnsan haklarıyla ilgili çabalar, insanlık tarihi kadar eskidir. İlkçağlardan beri her toplumda insanlar, insan haklarının mücadelesini vermiştir. Gelişen dünya, yaşam şekilleri insanları yeni arayışlara itmiş, dünyada var olan değerleri aralarında değişik şekillerde paylaşmışlardır. Sonunda en doğru paylaşım şeklinin demokratik toplumlarda olduğuna karar vermişler ve bu fikri bütün insanlığa kabul ettirmenin mücadelesi içine girmişlerdir.

Tarih boyunca insanlar çeşitli biçimleri yaşadılar. Kral, padişah, imparator çağımızda da diktatör denilen tek kişi egemenliği yüzyıllarca sürdü. Bu yöneticilerin ağızlarından çıkan her söz yasa yerine geçti. İnsanların temel hak ve özgürlükleri yok sayıldı. İnsanların salt insan olduğu için sahip olduğu hak ve özgürlükler ancak çağlar süren gelişmelerle kazanılmış ve tanınmıştır.

İnsan hak ve özgürlükleri ile ilgili ilk belge 15 Haziran 1205 tarihini taşımaktadır. Bu yıllarda İngiltere’yi John adında bir kral yönetiyordu. Ülkede ekonomik ve sosyal güçleri olan baronlar ve lordların desteğiyle İngiliz halkı “Hürriyetlerinin Büyük Belgesi” (Manga Carta) adlı belgeyi krala kabul ettirdi. Bununla kralın bazı haklara saygı göstermesi sağlanmış oldu. Artık yasanın kraldan üstün olduğu düşüncesi insanlık yaşamında yerini almıştı. 1689’da elde edilen yeni haklar İngiliz anayasasının temelini oluşturdu.

İnsan hakları alanında ikinci önemli aşama 1776 yılında Amerika’da yayınlana “Bağımsızlık Bildirgesi”yle elde edilmiştir. Bu bildiriyle insanların eşit oldukları, yaradılıştan bazı haklara sahip oldukları kabul edildi.

1789 Fransız Devrimi’nden sonra yayınlanan “İnsan Hakları Bildirgesi” ile özgürlük, eşitlik, kardeşlik ilkeleri getirilerek, insan hakları kavramında yeni ve önemli bir aşama daha sağlandı.

Ancak bu belgelerle getirilen hak ve özgürlükler uygulanıp yaşama geçirilemiyordu.19.yy bunun savaşımı ile geçti. 20.yy ın ilk yarısında insanlık iki büyük dünya savaşı yaşadı. Savaşa karşı bir araya gelen devletler, barışın sağlanması ve insanın doğuştan sahip olduğu hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucunda Birleşmiş Milletler Örgütü kuruldu. Birleşmiş Milletler Örgütü iki yıllık çalışma sonucunda 10 Aralık 1948 de “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni yayınladı. Bu bildirgeyi aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda devlet imzaladı. Daha sonra öteki ülkelerde katıldı. Bugün Birleşmiş Milletler’e üye olan bütün ülkeler “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul etmiştir.


İnsan haklarına en uygun yönetim “demokrasi” içinde yaşamaktır.
Aslında insan insandır. Irkı, rengi,dili,dini ve düşüncesi ne olursa olsun, kimsenin kimseye en küçük bir üstünlüğü yoktur. Daha doğrusu olmamalıdır. Bütün mesele bütün insanlığın bu gerçeği içine sindirmesinden geçiyor. Ne kadar yasa çıkarırsak çıkaralım insanları ona uymaya ikna edemezsek sadece kağıt üzerinde kalmaktadır. Dileğimiz yeni nesillerin bu gerçeği özümseyip kağıt üzerinde yazılı olan bu idealleri hayata geçirmesidir.

Ali Kaya


Yenicekent Cumhuriyet İÖO Md.Yet.Öğrt.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət