Ana səhifə

İç talep, dış talep kadar önemli!


Yüklə 10.15 Kb.
tarix11.06.2016
ölçüsü10.15 Kb.

İç talep, dış talep kadar önemli!


Dünyada bugünkü en yaygın sorun dış talebin düşüşü. Dış talep düşüşüne ek olarak dış ticaretin finansmanında kredi daralması sorunları da var. Bunun sonucu olarak resesyon hemen her yeri sararken, Ocak 2009 tarihindeki Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre bu yıl global mal ticareti de yüzde 9 oranında daralacak. 1990–2006 arasında dünya mal ticareti ortalama yılda yüzde 6 civarında artmıştı. Ayni dönemde dünya üretimi de ortalama yüzde 3 civarında reel büyüme yaşamıştı. 
Özet: Bugün dünya üretimi daralmakta, yani eksi reel büyüme yaşıyor  ve dünya ticareti de üretimden çok daha hızlı bir şekilde daralıyor. Ülkemizde ise sorun biraz daha farklı: Dışa oldukça açık bir ülke olan Türkiye'de de, dış talep dünyaya paralel şekilde düşüyor ama, talebin düşüşüne ek olarak, ülke içindeki sürekli seçim ve siyaset geriliminin (2007, 2008 ve 2009 yıllarını kapsıyor) yan ürünü olarak, iç talep de, dünyadaki bazı ülkelerden daha hızlı düşüyor. 2008 yılının üçüncü çeyrek verilerine bakıldığında özel tüketim artış hızı sıfıra dayanmıştı, özel yatırım artış hızı ise eksi idi. Seçimden birkaç gün sonra ilan edilecek 2008 dördüncü çeyrek verilerinde de benzer bir durum güçlü olarak ortaya çıkacak diye düşünüyorum.

Dış talebin daralması, önce her yerde ihracatı, sonra da sanayi üretimini hızla azaltıyor, bu da durgunluk ve işsizlik yaratıyor. Ama dünya ile bizim aramızda  bir farklılaşma, iç talebe endeksli olan perakende ticarette var.


Örneğin ABD'de 2008 dördüncü çeyreği ve 2009 birinci çeyreği büyük reel daralma, büyük sanayi üretimi daralması, büyük işsizlik sergilemekte, ama perakende ticaret ise 2009 başında artı gelişme seyretmekte ve toparlanmakta.
Türkiye temelde Avrupa'ya endeksli bir ülke. Avrupa'ya bakıldığında da, aynen ABD gibi ihracat daralması, sanayi üretimi daralması, işsizlik ve durgunluk gözlemlenmekte. Ama aynen ABD'de olduğu gibi Avrupa'nın büyük ekonomilerinde de perakende ticarette daha az sorun ve oldukça toparlanma görülmekte. Avrupa da Türkiye'den farklı!

AB'nin 16 ülkelik euro bölgesinde perakende ticareti daralması oldukça az olarak gözüküyor. Almanya'nın GfK adlı araştırma kurumunun son verilerine göre Alman tüketicilerinin güven endeksi trendi, genel ekonomik gidişatın tersine, son aylarda oldukça pozitif, nisan ayında ise hafifçe daralma bekleniyor.


Fransa'da Insee adlı kurum tarafından yayınlanan istatistiklere göre tüketici güven endeksi istikrarlı gidiyor. Fransız ekonomisinin bu yılın ilk altı ayında yüzde 6 civarında daralması bekleniyor ama, hane halkı tüketiminin ilk üç ayda küçük de olsa pozitif, yüzde 0.2 artması ve ikinci üç ayda ise yüzde 0.1 gibi çok küçük de olsa, daralmayan bir tüketim gelişmesi sergilemesi bekleniyor.
İspanya ve İrlanda'da göreli olarak hızlı şekilde çöküş yaşayan konut piyasasına rağmen ve bu ülkelerde diğer Avrupa ülkelerine göre daha da büyük reel daralma gerçekleşmesine rağmen, tüketim, sanayi üretimi verilerinden çok daha az daralmakta.

İngiltere'nin durumu ise farklı. İngiltere'de 1995 yılında yüzde 10 civarında olan tasarruf oranı, 2008 yılı başında eksi yüzde 2 düzeyine kadar düşmüştü, şimdi ise artı yüzde 2 düzeyine artmakta. Tasarruf artışı demek tüketimde daralma demek, dolayısı ile İngiltere'de perakende ticaret darbe yemekte.1995 yılından bu yana Fransa tasarruf oranı hemen hemen ayni düzeyde ve yüzde 12 civarında gerçekleşiyordu. Oldukça da istikrarlı, ne daralıyor ne de artıyor. Benzer şekilde Almanya'da da tasarruf 1995 yılından bu yana istikrarlı durduğu gibi 2000 yılından bu yana yüzde 11 düzeyinden yükselerek yüzde 12 düzeyine çıkmış. Güçlü tasarruf olan bu büyük Avrupa ülkelerinde gelir, gelir dağılımı ve servet düzeyleri oldukça 'sağlam' olduğundan tüketici davranışı pek değişmeyerek ve perakende ticaret çökmeyerek, ekonomideki daralmayı frenliyor. Bu nedenle de İngiltere'de dış talebe ek olarak iç talep zafiyeti var, ama Fransa ve Almanya gibi ülkelerde ise iç talepte daralma çok daha az, onların sorunu  büyük çapta daralan dış talep ile ilişkili.



Türkiye dış talebe ek olarak, iç talepte büyük daralma yaşadı demek doğru olur. Daralmanın gerçek boyutu 2008 dördüncü çeyrek verileri ilan edildiği zaman belli olacak. Perakende sektörü gelişmeleri ve tüketici güven endeksleri karışık mesaj vermekteler. Artan veriler de var, daralan veriler de. Ama bizde içeride seçim ve siyaset gerilimi, iç talebi aşağıya çekerken, bir yandan da kamu harcaması seçim ortamında artıyor. Bu nedenle net etkinin tam ne olduğu 2008 dördüncü çeyrek verileri  açıklandığında ortaya çıkacak. İngiltere'ye mi yoksa kara Avrupası'na mı benzediğimiz açık seçik görülecek.

Kişisel kanım  üç yıllık seçim ortamı ve gerilimin özel iç tüketim ve özel iç yatırım kökenli talebi de iyice aşağıya çektiğidir. Kamunun tüketim ve yatırımdaki payı ise  bunu tamamen telafi edemeyecek kadar küçük.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət