Ana səhifə

Giriş Almanya, ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti


Yüklə 60.24 Kb.
tarix11.06.2016
ölçüsü60.24 Kb.
Giriş

Almanya, ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanca: Bundesrepublik Deutschland), Orta Avrupa'da bir ülkedir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka, ve Baltık Denizi; doğusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti; güneyinde Avusturya ve İsviçre; ve batısında Fransa, Lüksemburg, Belçika, ve Hollanda bulunur. Almanya 357.021 km²'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alı. 82 milyonun üzerindeki nüfusu ile Avrupa Birliği'nin en fazla nüfusa sahip ülkesi konumundadır. Ayrıca en çok göçmen barındıran üçüncü ülke konumundadır.

M.S. 100 yılından önce Cermen halkları Cermanya olarak isimlendirilen bölgede yaşamışlardır.10. yüzyıldan 1806 yılına kadar Cermen bölgeleri Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu. Cermen halkı ilk olarak 1871'de Fransa-Prusya Savaşı sırasında ulus-devlet haline geldi. II. Dünya Savaşı sonrasında, 1949'da, Almanya savaşı kazanan devletler tarafından iki devlete bölündü. Bu iki devlet 1990 yılında birleşti. Batı Almanya daha sonra adı Avrupa Birliği olan Avrupa Topluluğu'nun 1957'deki kurucu üyelerindendir. Birleşmeyle Doğu Almanya'da 1993'te bu birliğe üye olmuştur. Almanya Schengen bölgesi'nin bir parçası ve Avrupa ortak para birimi Euro'yu 1999'da kabul etmiş durumdadır.



Almanya bir federal parlamenter cumhuriyettir. On altı eyaletten oluşmaktadır (Bundesländer). Başkenti ve en büyük şehri Berlin'dir. Almanya Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya, G8'e üyedir ve Kyoto Protokolünü imzalamıştır. Almanya 2007 yılına göre, GSYİH'ye göre dünyanın 3. büyük ekonomisi ve en çok ihracat gerçekleştiren ülkesidir. Ülke dünyada gelişme için en çok bağışta bulunan ikinci ülke konumundadır. Buna karşın ülke, askeri harcama bütçesi olarak 6. sıradadır. Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir. Almanya, Avrupa meselelerinde yüksek ülke nüfusu ve ekonomik gelişmişliğiyle dünya seviyesinde kilit rol oynamaktadır. Almanya birçok bilim ve teknoloji alanında lider durumda olarak kabul edilmiştir. Alman yeniden birleşmesi (Tag der Deutschen Einheit), 3 Ekim 1990'da sağlandı. Yapılan anlaşmalarla, bu devletleri kuran dört büyük güç haklarından vazgeçti ve Almanya tam bağımsızlığına kavuştu. Berlin ülkenin resmi başkenti ilan edildi, Bonn ise bazı bakanlıkların merkezi oldu.

  • Almanya'da yaşayanların sayısı 82 500 800

  • Kilometrekareye 231,1 birey düşer

  • 1 764 041 Türk vatandaşı ikamet etmekte (2005 sene sonu verisi)

  • 0,66 milyon Türk asıllı Alman vatandaşı mevcut

  • 3 767 milyon toplam erkek yabancı(2005)

  • 3 523 milyon toplam kadın yabancı (2005)

  • Genel nüfusa göre yabancı yüzdesi %8,9

  • 2005 senesinde 707 352 kişi Almanya'yı ikamet yeri olarak seçmiş

  • 2005 senesinde 628 399 kişi Almanya'yı terk etmiş

  • 1,4 milyon yabancı Almanya'da doğmuş

  • Yabancıların ortalama yaşı 35,6 ve ortalama 17,6 yıldır ikamet etmekte

  • 2005 sene sonunda tamamen Alman vatandaşı olmayan kişi sayısı 6,76 milyon

  • Almanya'yı yeni ikametgah yeri olarak seçenlerin sayısı 401 000

  • Almanya'yı kesin terk eden yabancı sayısı 290 000

  • Çeşitli nedenlerle yabancılık statüsünü bırakanların sayısı 73 000

  • Avrupa Topluluğundan Almanya'ya yerleşmiş yabancıların sayısı 2,1 milyon (32%)

  • Diğer Avrupa ülkelerinden gelenlerin sayısı 3,2 milyon (%48%)

  • Türkiye vatandaşları % 26

  • İtalyanlar % 8

  • genel yabancı nüfusa göre

Almanlarda etnik yapılanma üstüne durulmasa da, geldikleri coğrafyaya ve şiveye göre adlandırılırlar. Bunların başında Bayuvarlar, Franklar, Badenseler, Hanseatlar (Hamburg, Bremerhaven), Frizeler, Hessenliler. Ama esas iki ana unsura bölünürler. Aşağı Almanya, Bavyerada Bavyeralılarla, diğer Almanları tabir eden Prusyalılar. Bunun dışında yurtdışında yaşayan Kazakistan-Almanları, Romanyada Siebenbürgen'lerle, Çek Cum. yaşayan Sorbenleride katabiliriz. Amerika’da da eski almanca konuşmalarına rağmen halen değişik hristiyan mezheplerine ait olan guruplar vardır. Herrenhuter, Amish sayılabilir. Yahudilerde bir nevi Almanca yahudice karışımı yidiş'i konuşurlar.

Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası'nın 4. maddesi şöyledir: “Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz”. Almanya’da halkın %34’ü Protestan, %34’ü Katolik, %3,7’si Müslüman, %28,3’ü ise diğerler dinlere mensuptur. Almanya’da 160 kadar değişik dini cemaat vardır. Müslümanların, Yahudilerin ve diğer dini cemaatlerin bayram günleri resmi tatil günlerinden sayılmaz.


Ülkenin resmi dili Almancadır. Ancak İngilizce ve Fransızca yaygın alanı bulmaktadır.

ALMANYA’DA ÇEVİRMENLİK EĞİTİMİ
Almanya’daki çevirmen ve tercümanların bağlı olduğu Almanlar Çevirmenler ve Tercümanlar Birliği (Bundesverband der Dolmetscher und Übersetzer) 6000 üyesiyle Almanya’nın bu meslek dalını temsil eden en büyük kuruluşlarından biridir. Almanya’daki çevirmen ve tercümanların %75 ini temsil eder ve ticaret, sanayi, siyaset ve eğitim konularında söz sahibidir. Birliğin tecrübeli üyeleri çevirilerde bilirkişi olarak ya da yeni mesleki eğitim alanlarında danışman olarak hizmet verirler. Birliğe alınmadan önce bütün üyeler yeterli nitelikte olduklarını ispat etmek zorundadırlar. Üniversitelerde eğitim 3 yıl sürer ve her yılın eylül ayında başlar. Öğrenciler birinci ve ikinci yabancı dil ve iktisat alanını seçmek zorundadırlar. Genellikle birinci yabancı dil İngilizce, ikinci yabancı dil ise seçmeli olarak Fransızca, İtalyanca, Rusça ya da İspanyolca seçilir. İkinci yabancı dilde daha önceden belirli bir ön bilgi gerekli değildir. Birinci yılda yabancı dilbilgisi ve çeviri teknikleri her iki dilde de geliştirilir. Anlamca uygun ve ilgili dilde kulağa düzgün gelen çeviriye önem verilir. İkinci yılda ticaret, kongre ve simültane çeviri gibi farklı sözlü çeviri teknikleri öğretilir. Ayrıca ilgili dilin ülkesi hakkında da derinlemesine kültür verilir. Üçüncü yılda işlenen metinlerin ve görülen derslerin zorluk derecesi artar. Artık çevirmen için hızlı ve uzmanlık alanı açısından doğru simültane ya da kongre çevirisi ön plana çıkmıştır. Öğrencilere bilgisayar destekli çevirinin en modern imkânları sunulur. Son olarak da yoğun ve amaca uygun şekilde yazılı ve sözlü bitirme sınavına hazırlanır.
Yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmayanlar devletin yaptığı bir sınava girmeleri ve onu başarmaları halinde sözlü ya da yazılı yeminli çevirmen unvanını kullanmaya hak kazanırlar. Almanca için sınavlar genelde yılda bir kere yapılır. Sınavın başarılması hemen yeminli tercüman olunabilir anlamına gelmez. Bu unvan için çoğunlukla ilgili eyalet mahkemesine başvurmak gerekir.


ALMANYA’DA ÇEVİRİ EĞİTİMİ
Almanya’da halen akademik çeviri bilimsel eğitim veren sekiz adet üniversite bulunmaktadır. Bunlar çeviri bilim bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde çeviri eğitimi vermektedir. Bunların dışında yüksek okul enstitü konumunda dört çeviri eğitimi alma imkânı vermektedir.
Almanya’da gerek üniversitelerde gerekse yüksek okullarda öğrenciler çeviri eğitimi aldıkları dilin konuşulduğu ülkede geçirmek zorundadır. Üniversitelerde genelde en az altı ayrı dilde çeviri eğitimi verilmektedir. Bu dillerin sayısı LEİPZİG ya da GERMESHEİM Çeviri bölümünde olduğu gibi on ya da daha fazla dile de yükselebilir.
Üniversitelere göre daha az dilde eğitim veren meslek yüksek okullarında çeviri eğitiminde uygulama alanı daha ağırlıklıdır.

1.HEİDELBERG ÜNİVERSİTESİ


Heidelberg üniversitesi Almanya’nın en eski Çeviri Bölümüdür. İlk olarak 1930’da ‘’Çeviri Enstitüsü’’ olarak kurulan Üniversitesi 1968 senesinde çeviri bölümü olarak faaliyete geçmiştir bu okulda altı dilde eğitim verilmektedir

Bu diller; İngilizce, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca


ve bu dillerde yazılı ve sözlü çeviri eğitimi verilmektedir. Ayrıca hukuk bilimleri ve iktisat bilimleri gibi uzmanlık alanlarında eğitim vermektedir.
Bu bölümde çeviri eğitimi, çeviri amaçlı kültür ve edebiyat bilimi, bilgisayar destekli terminoloji çalışmaları, bilgi işlem ve yazılı / sözlü çeviri bilim üzerine yoğunlaşılmıştır.

2 SAARBRÜCKEN ÜNİVERSİTESİ


1948 senesinde kurulan ve 1978 senesinde Çeviri bölümü olarak faaliyete geçen üniversite öğrencilerine altı dilde yazılı / sözlü çeviri eğitim vermektedir. Uzmanlık bilgisi alanında ‘’teknik’, ‘iktisat’ ve ‘hukuk alanlarında ve aynı zamanda ‘ Avrupa Birliği ‘konularına yönelik dersler verilmektedir.

Bu bölümde uzmanlık çevirisi ve bilgisayar destekli, terminoloji çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

3. MAİNZ ÜNİVERSİTESİ, GERMESHEİM ÇEVİRİ BÖLÜMÜ
Mainz Gutenberg Üniversitesi’ne bağlı olarak Germesheim’daki çeviri bölümü 1947 yılında kurulduğunda özerk bir çeviri Yüksek Okulu olarak açılmıştır. 1949 yılında ise Germesheim Çeviri Bölümü, 1946 senesinde kurulan Mainz, Johannes Gutenberg Üniversitesine bağlanmıştır.

Çeviri bölümünde 10 ayrı dilde yazılı ve sözlü çeviri eğitimi verilmekte.


(Yabancı öğrenciler için Almanca, İngilizce, İtalyanca, Norveççe, Türkçe, Japonca, Fransızca, Cince, İspanyolca, Arapça)

Uzmanlık alanları ise Tıp, Hukuk, İktisat ve teknik alanlarıdır


4. LEİPZİG ÜNİVERSİTESİ.


1973 senesinden beri çeviri eğitimi vermektedir. Ve 1999 ‘da ‘ Uygulamalı Dilbilim ve Çeviri Bilim Bölümü’ adı altında yeniden yapılandırılmıştır.

Öncelikle dilbilimsel alanında çalışmalarda bulunan Leipzig üniversitesi, seksenli yılların ortalarında İşlevsel çeviri bilim eğitimine yönelmiştir


Üniversite Slav dilleri de olmak üzere 10 ayrı dilde çeviri eğitimi vermektedir ( bunlardan bazıları İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Portekizce, Rusça, İspanyolca, Almanca, )
Uzmanlık alanları ise inşaat, makine, bilgisayar mühendisliği bilgisi, çevre bilgisi ve psikoloji olarak alınabilinir Bu Bölümde bilgisayar destekli terminoloji ve bilgi işlem üzerine çalışmalar yapılmaktadır.

5. HİLDESHEİM ÜNİVERSİTESİ


1978 tarihinde kurulmuştur.. Çeviri bilim eğitimini değişik bir yapı içinde sunmaktadır.

Bilgi ve iletişim bilim Bölümü’nde üç yabancı dilde çeviri programından mezun olmak mümkündür.

Hildesheim üniversitesi yazılı çeviriye yönelik teknik çeviri alanında uzmanlaşmış çevirmenler yetiştirmekte. Bölümde elektro teknik, makine mühendisliği, bilgisayar gibi dersler zorunludur.

6. HUMBOLD ÜNİVERSİTESİ


Üniversite İngiliz dili ve Edebiyatı, Amerikan Dili veEdebiyatı, Roman Dilleri, Slav Dilleri bölümlerinde 15 ayrı dilde çeviri eğitimi verilmek üzere yeni bir yapılandırmaya girmektedir.

Bu eğitim hukuk, iktisat ve bilgisayar mühendisliği eğitimlerinden biriyle birlikte alınmakta.

Eğitim ağırlıklı olarak yazılı ve sözlü çeviri bilim ile uzmanlık dilleri araştırmalar üzerinedir.

7. DÜSSELDORF ÜNİVERSİTESİ.


Yalnızca yazılı çeviri alanında eğitim vermektedir.

ÇEVİRİ EĞİTİMİ VEREN YÜKSEK OKULLAR


1.FLENSBURG MESLEK YÜKSEK OKULU
4 senelik bir çeviri eğitimi verilmektedir. Eğitim İngilizce diline yöneliktir. Ve eğitimin üçüncü yılında öğrenciler üniversite aracılığı ile İngiltere de eğitime gönderilmekteler.

Bölümde uzmanlık alanı olarak makine mühendisliği, elektro teknik, bilgi işlem gibi alanlardır.

2. MAGDEBURG MESLEK YÜKSEK OKULU
Üç dilde çeviri eğitimi almak mümkündür. Sekiz dönem süren eğitim süresince uzmanlık alanları teknik ve iletişim alanıdır.
Bilgi işlem üzerine de eğitim veren Magdeburg meslek yüksek okulunda ağırlık ‘Toplum çevirmenliği’ ( community interpreting) alanına verilmekte.

Ayrıca mahkemelerde çevirmenlik yapmak üzere sözlü çevirmenler yetiştirilmekte.

3. MÜNİH DİL VE SÖZLÜ ÇEVİRİ ENSTİTÜSÜ
1952 senesinde doğrudan mesleğe yönelik çeviri eğitimi vermeye amaçlayarak kurulan bölümün öğrencileri 3 senenin sonunda devlet çevirmenlik sınavına girerek mezun olabilirler.
Uzmanlık alanlarında ve simultane alanında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler 2 sene daha okumak zorundadırlar. Çeviri piyasası ile iç içe çalışan bu özel kuruluşta piyasada çevirmen olarak çalışan hukukçular, mühendisler, doğa bilimcileri ve sözlükbilimciler de ders vermekte.

Alanındaki Meslek Örgütleri

1.DUEV (Dolmetscher- &Übersetzervereinigung/Çevirmenler ve Tercümanlar Birliği)

2.ASTTI (Schweizerische Übersetzer-,Terminologen- und Dolmetscher-Verband/İsviçre Tercüman,Terimbilimci ve Çevirmenler Birliği)Verband Schweizer Gerichtsdolmetscher und –übersetzer (Adli Tercüman ve Çevirmenler Birliği)

Çeviri Büroları ve Çevirmenler

Çeviri bürolarının çalışma şeklinden bahsedecek olursak şunları söyleyebiliriz. Öncelikle müşterilerin istekleri okunur ve gerekirse daha kapsamlı bilgi istenip bir fiyat teklifi verilir. Daha sonra çevirmenlerle iletişime geçilir ve çeviriyi ne kadar sürede yapabileceği öğrenilir. Çevirmenden alınan bilgi doğrultusunda müşteri, çevirinin teslim edileceği tarih ve saat de belirtilerek bilgilendirilir. Bu tür çeviri bürolarında kayıtlı olan çevirmenler daha çok serbest çalışan çevirmenlerdir ama tabii ki çeviri bürolarının yurtdışında ikamet eden ve aynı zamanda bir çeviri bürosunda çalışan çevirmenleri de vardır. Çevirmen tarafından yapılan çeviri tekrar büroya ulaştıktan sonra çeviriler bir editöre gönderilmekte ve kontrol ettirilmektedir. Bu kontrolden sonra çevirinin son hali müşteriye gönderilir.Çeviri için bir hesap çıkarıldıktan sonra fatura da müşteriye ulaştırılır. (Yani burada bazen olduğu gibi çevirinin ücreti hiçbir zaman önceden ödenmez.)Genel olarak;Kültürlerarası çeviri sağlık, eğitim ve göçmenlikle ilgili alanlarda yapılmaktadır. Bu çeviri türü farklı ülkelerden gelen insanlar arasında yapılır. Özellikle göçmenler ve yetkililer arasında ihtiyaç duyulur. Bu tarz konuşmalarda duygular ön plandadır ve gizlilik sözleşmesinin(gizlilik ilkesinin uygulanması) yapılması şarttır.Yazılı çevirmenler teknik çeviriler, tıp araştırma raporları, gazete yazıları, iktisat metinleri, reklam metinleri, hukuki belgeler, kullanım klavuzları gibi çeviriler yaparlar. Sözlü çeviri daha çok konferanslarda, iktisat alanında ve mahkemelerde yapılmaktaıdr. Bu çevirilerin süresi genelde max. 30 dakikadır.(tercüman kapasitesi) İşaret dili çevirilerine eğitim, tıp alanlarında, mahkemelerde, iş yerlerinde, veli toplantılarında, sunumlarda, konferanslarda ve tv programlarında rastlanmaktadır. Bu çeviri türünde İsviçre’de önem verilen hiçbir yorum katmadan çeviri yapmaktır. Bu alanda da gizlilik ilkelerine uyulmalı ve objektif olunması şarttır.



Çevirmenler üzerine istatistiksel veriler


  • 34.000 Çevimen var



  • %68 serbest meslek erbabı olarak çalışıyor


  • Tümünün, hukuk , mesleki zarar ve maddi zarar sigortası var


  • 1700 Yazınsal Çevirmen var



  • Yıllık ortalama 12.000 Euro kazanıyorlar.


Yeminli Çevirmenlik

Almanya’da yeminli çevirmen unvanını almak Türkiye’deki kadar kolay değildir. Önce resmi sınavlardan geçersiniz, daha sonra ilgili Eyalet Mahkemesi Başkanlığı uygun görürse “eyaletler düzeyinde özerk yetkin yeminli çevirmen” unvanını taşımaya hak kazanırsınız. Bu çevirmenin bizdeki noterler gibi onay yetkisi vardır. Başka bir deyişle, çevirmen, yaptığı çeviriyi imzası ve mührü ile tasdik eder ve bu çeviri bütün Almanya’da geçerlidir. Çevirinin Türkiye’de geçerli olması için “özerk yetkin yeminli çevirmenin” mührünün gerçek olduğu ve imzanın bu çevirmene ait olduğu T.C. Başkonsolosluğu’nca tasdik edilir. Eyalet Mahkemesi Başkanlığı bu çevirmene bir kimlik verir. Bu kimliği gösterdiğinde çevirmene bütün kapılar açıktır. Resmi makamlar artık bu çevirmene “gözü kapalı” güvenir. Düzenlemede yalın metinler 2 Euro’dan başlarken, çoğaltılacak reklam metinleri gibi metinlere 4 misli daha yüksek bir ücret takdir edilir. Uzmanlık alanındaki metinlerden de daha yüksek ücret talep edilir. Metin zor okunuyorsa yine yüksek ücret talep edilir. Kaldı ki, çevirmen yazdığı her sayfa için de 1 Euro alma hakkına da sahiptir. Bu düzenlemeler halen 5500 üyesi bulunan BDÜ (Alman Çevirmenler Birliği) tarafından da denetlenir. BDÜ hükümetle ve üniversitelerin çeviri bölümleriyle birlikte çalışır ve her açıdan çevirmen haklarını korur. Sözlü çeviride saat ücreti takir edilir. Saat ücreti de çevirinin ve koşulların zorluğuna göre 40 Euro’dan başlayıp 100 Euro’ya kadar yükselir. Ancak çevirmenin çeviri yaptığı süre yarım saat tuttuğunda çevirmeni 2 saatlik ücret ödenir, çünkü çevirmenin yolda geçirdiği zaman da bu süreye dahil edilir. Yol mesafesi yarım saat tutuyorsa, çevirmen bir buçuk saat çalışmış görünür ve düzenlemelere göre her tam saatten 10 dakika geçtiğinde çevirmene tam saat ücreti ödenir.BDÜ’ye salt özerk yeminli çevirmenler üye değildir. Bu kurum Almanya’da çeviri yapan bütün çevirmenleri çatısı altında toplar ve bütün çevirmenler tek bir birlik altında toplandıkları için siyasi baskı gücü oluşturabilir. Tabi burada şunu da unutmamak gerekir, Almanya sosyal ve demokratik bir ülkedir. Sorgulama ve tartışmaya dayalı bir kültürün var olduğu bir ortamda yapı taşları yerine oturmuştur.



Yazılı


  • En fazla doküman çevirisi yapılıyor

  • 7 milyon yabancı var

  • 2.2 milyona yakın mülteci var

  • 65 ülkeden 4-5 bin kitap çevriliyor. Yabancı dillere 200 Çince, Çekçe, Korece, Lehçe, İspanyolca, İtalyanca

  • Toplamda 30 milyon sayfa çeviri

Adli dayanışma kapsamında Almanya’dan Türkiye’ye gönderilecek bütün belgeler uzman çevirmenler tarafından Türkçeye aktarılır. Almanya’da yeminli çevirmen unvanını almak Türkiye’deki kadar kolay değildir. Önce resmi sınavlardan geçersiniz, daha sonra ilgili Eyalet Mahkemesi Başkanlığı uygun görürse “eyaletler düzeyinde özerk yetkin yeminli çevirmen” unvanını taşımaya hak kazanırsınız. Bu çevirmenin bizdeki noterler gibi onay yetkisi vardır. Başka bir deyişle, çevirmen, yaptığı çeviriyi imzası ve mührü ile tasdik eder ve bu çeviri bütün Almanya’da geçerlidir. Çevirinin Türkiye’de geçerli olması için “özerk yetkin yeminli çevirmenin” mührünün gerçek olduğu ve imzanın bu çevirmene ait olduğu T.C. Başkonsolosluğu’nca tasdik edilir. Eyalet Mahkemesi Başkanlığı bu çevirmene bir kimlik verir. Bu kimliği gösterdiğinde çevirmene bütün kapılar açıktır. Resmi makamlar artık bu çevirmene “gözü kapalı” güvenir. Oysa Türkiye’de, örneğin mülteci çevirmenliğine çağrılan, resmi makamların güvendiği çevirmen dahi her gün elektronik tarama aletlerinden geçirilir ki bu aletlerin zararı bilindiği halde aynı gün ilgili makama gelen çevirmen defalarca bu aletin altından geçmek zorundadır. Sonuçta kimsenin kimseye güvenmediği bir kurumsallık içinde çevirmen de bu güvensizlik ortamından payına düşeni alır.


Yine konumuza dönelim. İstinabe çerçevesinde mahkemedeki bu belgeleri bu özerk yetkin yeminli çevirmenler öteki dile aktarır; bu nedenle de genelde Almanya’dan Türkiye’ye gönderiler çeviriler anlaşılır ve işlevsel metinlerdir. Oysa Türkiye’den Almanya’ya giden çeviriler genelde anlaşılmaz; çevirilerin anlaşılması için sürekli kaynak metne dönülmek zorunda kalınır. Bunun bir sebebi, kuşkusuz Türkiye’de işlevsel bir yeminli çevirmenlik mevzuatı bulunmaması ile ilintilidir. Almanya’da eyaletler düzeyinde yeminli çevirmenlik mevzuatları, çevirinin boyutlarına kadar, çeviriyi ve çevirmenin alacağı ücreti ayrıntılı olarak düzenler. (Örneğin çeviri için satır ücreti (50-55 vuruş) 2 Euro ile 8 Euro arasında değişmektedir. Bu tabi ki, yetkin özerk yeminli çevirmenin alacağı ücrettir, çeviri yaptığını iddia eden herhangi birinin aldığı ücret değildir. Bir kısmı vergiye gider, bir kısmı ile giderler karşılanır. Ancak düzenlemede yalın metinler 2 Euro’dan başlarken, çoğaltılacak reklam metinleri gibi metinlere 4 misli daha yüksek bir ücret takdir edilir. Uzmanlık alanındaki metinlerden de daha yüksek ücret talep edilir. Metin zor okunuyorsa yine yüksek ücret talep edilir. Kaldı ki, çevirmen yazdığı her sayfa için de 1 Euro alma hakkına da sahiptir. Bu düzenlemeler halen 5500 üyesi bulunan BDÜ (Alman Çevirmenler Birliği) tarafından da denetlenir. BDÜ hükümetle ve üniversitelerin çeviri bölümleriyle birlikte çalışır ve her açıdan çevirmen haklarını korur.

Sözlü
Sözlü çeviride, ki yukarıda bahsettiğim istinabe sözlü çeviri alanına dahildir, saat ücreti takir edilir. Saat ücreti de çevirinin ve koşulların zorluğuna göre 40 Euro’dan başlayıp 100 Euro’ya kadar yükselir. Ancak çevirmenin çeviri yaptığı süre yarım saat tuttuğunda çevirmeni 2 saatlik ücret ödenir, çünkü çevirmenin yolda geçirdiği zaman da bu süreye dahil edilir. Yol mesafesi yarım saat tutuyorsa, çevirmen bir buçuk saat çalışmış görünür ve düzenlemelere göre her tam saatten 10 dakika geçtiğinde çevirmene tam saat ücreti ödenir.

BDÜ’ye salt özerk yeminli çevirmenler üye değildir. Bu kurum Almanya’da çeviri yapan bütün çevirmenleri çatısı altında toplar ve bütün çevirmenler tek bir birlik altında toplandıkları için siyasi baskı gücü oluşturabilir. Tabi burada şunu da unutmamak gerekir, Almanya sosyal ve demokratik bir ülkedir. Sorgulama ve tartışmaya dayalı bir kültürün var olduğu bir ortamda yapı taşları yerine oturmuştur.



Kaynaklar
http://www.bdue.de/

http://de.wikipedia.org/wiki/Dolmetscher

http://de.wikipedia.org/wiki/Justizverg%C3%BCtungs-_und_-entsch%C3%A4digungsgesetz

http://de.wikipedia.org/wiki/Gerichtsdolmetscher

http://www.dgud.org/

http://de.wikipedia.org/wiki/Deutschland

-Bibliographisches Institut & F. A. Brockhaus AG, 2008



http://uepo.de/karriere/berufsverbande/

http://www.bduebn.de/PDF/Hochschulen.pdf


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət