Ana səhifə

Genelkurmay’ın Ergenekon Şeması


Yüklə 95.16 Kb.
tarix10.06.2016
ölçüsü95.16 Kb.






Basında “Genelkurmay’ın Ergenekon Şeması” Diye Anılan Şema Üzerine Bilgilendirme

1. Genelkurmay’ın yazısında ve şemada “Ergenekon” adı yok.

Olamazdı da. Çünkü şemanın hazırlandığı 17 veya 18 Mayıs 2006 tarihinde “Ergenekon” adı anılmıyordu. Genelkurmay Başkanlığı mahkemeye yazdığı 22.06.2006 tarihli yazıda, “Danıştay olayı ile ilgili oluşturulan şema olabileceği değerlendirilen şema”dan söz ediyor.



2. Genelkurmay Başkanlığı’nın yazılarında, bu şemanın Genelkurmayda oluşturulduğu yolunda bir ifade bulunmuyor.

3. Bu şema, yazınızda iddia ettiğiniz gibi 15 Haziran 2006 tarihinde değil, 18 Mayıs 2006 günü oluşturulmuştur.

Şemanın üzerinde tarih yok, fakat şemada Muzaffer Tekin isminin altında “Firari” yazıyor.

Danıştay cinayeti 17 Mayıs 2006 günü oldu. Muzaffer Tekin 19 Mayıs 2006 günü polise teslim oldu. Buradan anlaşılıyor ki, şema cinayetin gerçekleştiği 17 Mayıs veya 18 Mayıs günü oluşturuldu.

4. Şemayı Genelkurmay’ın değil, Polisin oluşturduğu kesin Kanıtlarla saptanıyor.

Şemanın oluşturulduğu 18 Mayıs 2006 günü, Alparslan Arslan ve arkadaşlarının yakalanmasından 24 saat geçmiştir, hatta bazı şüpheliler henüz yakalanmamıştır. Şüphelilerin çoğunun ifadeleri bile alınmamıştır. Genelkurmay Başkanlığı’nın soruşturmadan haberi ve bilgisi yoktur. Şemayı polisin oluşturduğu bu açıdan da ortadadır.



4.1. Oluşturulduğu tarihte Muzaffer Tekin’in “Firari” diye nitelenmesi, şemanın polis tarafından oluşturulduğunu gösteriyor.

Çünkü henüz suikastın yapıldığı gün ve ertesi günüdür. Polis soruşturması yeni başlamıştır. Genelkurmay Başkanlığı’nın bu konuda elinde hiçbir bilgi bulunmuyor.



4.2. “Firari” sözcüğünün kendisi, şemanın poliste oluşturulduğunu ispatlıyor.

“Firari” kavramı polis tarafından kullanılmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri, askeri yazışmalarda “Firari” sözcüğünün yalnızca askerden firar edenler için kullanıldığını ve bu kavramın Genelkurmay yazışmalarında polis yazışmalarındaki içeriğiyle kullanılmadığını belirtiyorlar.



4.3. Şema Genelkurmay formatına ve askeri yazım tekniğine uymuyor.

Tanık olarak dinlenen Genelkurmay Merkez Daire Başkanı E. Korg. Muharrem Mutlu Arıkan, duruşmada şemayı inceledikten sonra, şemanın formata uymadığı gibi askeri yazım tekniğiyle hazırlanmamış olduğunu kesin ifadelerle belirtti (Celse: 11.09.2012, Celse No: 228, s. 81, Tutanak İlişikte).

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 11.09.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:228 Sayfa:

kimseye doğru yazılmış mı yazılmamış mı bunu araştırmaz ama Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Tugay Karargahları falan seviyesine iş çıktığı zaman bütün belgeler belli formatlarda yönergeler doğrultusunda hazırlanır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “İstihbarat Başkanlığına ait istihbarı içerikli belgeler de bu dediğiniz şeylere dahil midir?”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Dahildir.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “İstihbarı içerikli belgeler.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Tabi.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Şimdi Genelkurmay Başkanlığı bizim belli evrakları takip ederek kendilerine sormamız üzerine Danıştay cinayetinden Danıştay saldırısında şehit olan Danıştay üyesi olayından sonra bir çizelge hazırladığından bahsediyor. Çizelge aslı gibidir iye mühürlenmiş bize gönderilmiş bunu Mahkememiz incelemesine devam ediyor. Çizelgenin olduğu sayfalar ve çizelgenin altındaki izahat tamamen A4 kağıdına yazılan bir belge mahiyetinde. O yüzden sordum yani istihbarı nitelikli belgelerde de bu kural geçerli midir? Mesela sizin ifade ettiğiniz benim de açtığım o sayı konu işte alttan şu kadar boşluk üstten şu kadar boşluk hazırlayanın kimliği vesaire ayrıntısı bunlar da bu belgede yok. Askeri bir belge olarak gönderildi istihbarat Genelkurmay Başkanlığı tarafından.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Bu tarih nedir efendim anlayamadım Sayın Hakimim?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “2006 yılındaki göreviniz nedir?”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Ben 2006 yılında 2006’nın Ağustos’undan sonraysa Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığındaydım öncesinde ise Merkez Daire Başkanlığındaydım.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Genelkurmaydaydınız.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Genelkurmay Merkez Daire Başkanlığında.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Evet. Genelkurmay Başkanlığı Danıştay olayından kısa bir süre sonra bu kısa sürenin bir kısım dosyamız sanıklarının yakalanmasından önceyi kapsadığını belirteyim. Çok kısa bir süre sonra bir çizelge hazırlamış. İşte dosya sanıklarımızdan bir kısmının olduğu bir çizelge.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Evet.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Dosya sanığı olmayan bazı kişilerin de olduğu bir çizelge bu küçük notlar var altında fakat dediğim gibi bu belli bir format değil o yüzden size ihbar mektubundaki ifadeyi de hatırlatarak tekrar sorayım. İhbar mektubunda bilgi destek şube ve istihbarat şubede bir kısım belgelerin özellikle bu formata uyulmadan hazırlandığı ifade ediliyor. Genelkurmaydan gelen bu yazıda da bu formata uyulmadığı anlaşılıyor. Hazırlanan bu çizelge ve notlarla ilgili olarak.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Ama bu bir askeri yazım tekniğiyle hazırlanmış bir yazı değildir muhtemelen Sayın Hakimim. Yani bu sivil makama gönderilen eki onların istediği gibi hazırlanmış bir çizelge olabilir. Bilmiyorum neden bahsedildiğini şu anda. Konuya da vakıf değilim yani askeri yazım tekniğiyle mutlaka yazılması gereken bir emir bir plan bir ne bileyim diğer bir yazı değil ise ki öyle görünüyor eki de belki karşı tarafın taleplerine cevap verecek şekilde orijinal olarak düzenlenmiş yani ne istenmiş işte hangi saatte yapıldığı istenmiş şu bilmiyorum hiçbir fikrim yok evrakla ilgili. Yani tamamen taleplere cevap verebilecek şekilde hazırlanmış bir ek de olabilir.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Evet.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Onun için şu anda bir fikir yürütemiyorum. Bilgim yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Sizin ifadelerinizden hareketle.”

Tanık Muharrem Mutlu Arıkan: “Buyurun Sayın (bir kelime anlaşılamadı).”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “CMK 250 ile yetkili o tarih itibariyle Başsavcı Vekilliği Milli İstihbarat Kurumu ile Genelkurmay Başkanlığı ile bir kısım yazışmalar yapmış. Belli ihbar



4.4. Zamanın Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök Danıştay cinayetini araştırmanın Genelkurmayın görev alanına girmediğini ve kendisine böyle bir şemanın intikal etmediğini belirtti.

E. Org. Hilmi Özkök tanık ifadesinde, yargıçların sorusu üzerine şemayı inceledi ve şunları belirtti:

  • Danıştay cinayeti üzerine çalışma yapmadık.

  • Bu konuda emir vermedim.

  • Görev sahamızın dışındadır.

  • Bana böyle bir çalışma intikal etmedi. (Celse: 03.08.2012, Celse No: 214, s. 32, Tutanak Ekli).

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 03.08.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:214 Sayfa:
Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Yani başlatılmıştır diyor Aytaç Yalman’ın emirleriyle başlatılmıştır 1 sene içinde de kurulmuştur diyor.”

Tanık Hilmi Özkök: “Onay alınmadan başlatılmaz herhalde onay alınmış ve ondan sonra başlatılmıştır. Ben anımsamıyorum yani dediğim gibi bütün teklifler kuruluş teklifleri belli zamanlarda gelir Genelkurmay Başkanına sunulur daha önce arz edilir.”



Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “17 Mayıs 2006 tarihinde davamıza da konu olan Danıştay Üyesi bir yargı mensubunun şehit edilmesiyle ilgili olarak bütün resmi kurumların gündemi doğal olarak meşgul oldu. Genelkurmay Başkanlığıyla yaptığımız yazışmalar sonucunda Ümit Sayın’la ilgili notlar gönderildiğinde bir şemadan bahsediyor Genelkurmay Başkanlığı. Yine Mayıs, Haziran ayı içerisinde 2006 Haziran ayı içerisinde hazırlanan bir şemadan bahsediliyor Ümit Sayın’ın da içinde olduğu diye anlaşılan bir ibare var bu konuda Genelkurmay İstihbarat Başkanlığının bir çalışması olmuş mudur, sizin Danıştay cinayetiyle alakalı tespitiniz size ulaşan bilgi, belge olmuş mudur bu konuda bilginizi aktarır mısınız mahkemeye?”

Tanık Hilmi Özkök: “Danıştay olayı olduğu zaman ben sadece bir açıklamada bulundum bunlar basında da yer aldı ama onun dışında orada rol alanlarla ilgili bir çalışma bana intikal ettirilmedi.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Genelkurmay İstihbarat Başkanlığının bu konuda bir çalışması olup olmadığı konusunda bilginiz var mı? Danıştay cinayetinin arkasında kimler var veya dolaylı olarak kimler var şeklinde?”

Tanık Hilmi Özkök: “Hayır böyle bir şey bana intikal etmedi ben böyle bir emirde vermedim. Zaten bizim görev sahamıza da girdiğini de zannetmiyorum ben bu konunun.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Özel Kuvvetler Komutanlığının böyle bir görevi var mıdır istihbarî anlamda?”

Tanık Hilmi Özkök: “Hayır Özel Kuvvetler Komutanlığının görevleri çok ayrıdır bu gibi işlerle şey etmez görev tanımları içerisinde yoktur.”



4.5. Genelkurmay Başkanlığında çalışan komutanlar tanık ifadelerinde, Genelkurmayda Danıştay cinayeti konusunda bir çalışma yapılmadığını ve şema oluşturulmadığını kesin olarak belirttiler.

Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün ifadesini yukarda 4.4. maddesinde öncelikle yer verdik.

Diğer komutanlar da sorulara kesin cevaplar verdiler.

Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Şube Komutanı Tümg. İhsan Balabanlı: Hayır, hayır, Danıştay saldırısıyla ilgili çalışma yapılmadı. Şema hazırlandığını hayır, hiç duymadım. Asla duymadım, hayır! (Celse: 07.09.2012, Celse No: 226, s. 81-82, Tutanak ektedir).

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 07.09.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:226 Sayfa:
Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Bilgi destek şubeye vekalet eden birisinin Genelkurmay Başkanına arz notuyla imzalanan bir evrakı Genelkurmay Başkanı imzalamadan icraya sokması mümkün müdür askeri hiyerarşi ve Genelkurmay teamülleri içerisinde?”
Tanık İhsan Balabanlı: “Bir uygulama emrinin yayınlanması lazım. Yani Andıç onaylandıktan sonra hani bu bir karargah prosedürü için söylüyorum. O Andıç onaylanmış bile olsa o uygulama emriyle diğer başkanlıklarda katılıyorsa buna. Bu uygulama emriyle duyurulması lazım diye düşünüyorum.”
Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Sizin bilgi destek şubeye geldiğiniz dönemde bu Danıştay saldırısıyla ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılmış mıdır Danıştay saldırısı ile ilgili olarak.”
Tanık İhsan Balabanlı: “Hayır, hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Dosyamıza Genelkurmay Başkanlığından talebimiz üzerine gönderilen bir evrak var. 15 Haziran 2006 tarih ve Doçent Doktor Ümit Sayın başlıklı bir belgede Danıştay olayıyla ilgili bir şemadan bahsediyor Genelkurmay Başkanlığı. Biz bu şemanın ne olduğunu sorduğumuzda bize yanıt geldi. Bu şemayı bilahare sanıklara da ibraz edeceğiz. Şemada Danıştay saldırısıyla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığında hazırlandığı anlaşılan bir şema. Danıştay saldırısıyla ilgili olarak şu anda dosyamız sanıklarından bir kısmının da yer aldığı belli isimlerle ilgili olarak küçük notların ve ilişkilerinden bahsedildiği anlaşılıyor. Bilgi destek şube olarak böyle bir şemadan haberdar mısınız? Sizin döneminizde

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 07.09.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:226 Sayfa:


döneminizin hemen öncesinde meydana gelen bu önemli olayla ilgili olarak bilgi destek şubede herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Hayır hiç duymadım. Dönem olarak da zaten ben Ağustos 2008’in ikinci yarısında başlamıştım. Hiç öyle hiç duymadım.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Öyle bir çalışmadan haberiniz yok?”



Tanık İhsan Balabanlı: “Asla duymadım hayır. 15 Haziran 2006 dedi Sayın Hakim.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “15 Haziran 2006.”

Tanık İhsan Balabanlı: “Ben 2008, 2006’nın Ağustos’unda.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Evet.”

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel: “2006 Ağustos demek istediniz.”

Tanık İhsan Balabanlı: “Ben yanlış mı söyledim. Ağustos 2006’da başladım. Ağustos’un ikinci yarısında.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Murat Uslukılıç İnternet Andıcı ekleri olarak bilinen Andıç eklerini bizzat Dursun Çiçek albayın koyduğunu ifade etti. Bu Andıç’la ilgili olarak sizin dönemizde proje tasarım aşaması dahil herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Fuat Selvi sizin kendilerine siyasi anlama gelebilecek hiçbir haberin bu sitelere koyulmayacağı yönünde bir talimatınızdan bahsetti. Böyle bir talimat verme nedeniniz nedir sizden önce bir olumsuz örnek mi vardı? Yoksa bu genel bir talimat mıdır?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Hassas konular olduğu için yanlış yönlere çekilebilir diye yani genel olarak bütün arkadaşlara benim söylediğim bir emirdir verdiğim bir emirdir talimattır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Bu Andıç olarak bilinen evrakta belli bir silsiledeki kişilerin imzaları var. İsmail Hakkı Pekin, Hıfzı Çubuklu’nun da aralarında bulunduğu belli bir silsile. Kendileri de bu konuyla alakalı olarak size sorular yönelttiler. Andıç’ta bu birimlerin imzalarının onayının alınmasının nedeni nedir?”

Tanık Emekli Tuğgeneral Mustafa Canatan: “Genelkurmay’a Cumhuriyet gazetesine molotof ve el bombası atılması ve Danıştay baskınıyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadı. Bizimle alakası olmayan bir konu.” (Celse: 12.10.2012, Celse No: 244, s.75, Tutanak eklidir).


T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 12.10.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:244 Sayfa:


Mahkeme Başkanı: “Biraz önce bahsetmiştim Cumhuriyet Gazetesine Molotof bu el bombası atılması ve Danıştay baskınıyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadı dediniz.”

Tanık Mustafa Canatan: “Hayır efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Sebebi var mı ya niye Cumhuriyet Gazetesine bomba atılması İstanbul’da olan bir olay yani size herhangi bir ihbar mı gelmedi bir şikayet mi olmadı? Bu göreviniz alanına giriyor muydu bu konular onu izah eder misiniz?”

Tanık Mustafa Canatan: “Hangi olayları Sayın Başkanım özür dilerim. (bir kelime anlaşılmadı).”

Mahkeme Başkanı: “Evet Cumhuriyet yani 5 Mayıs 10 Mayıs 11 Mayıs 2006 tarihlerinde Cumhuriyet Gazetesine.”

Tanık Mustafa Canatan: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “El bombası atılmış aynı zamanda 17 Mayıs 2006 tarihinde de Ankara’da Danıştay baskını olayı meydan gelmiş.”

Tanık Mustafa Canatan: “Tedbir kurulu evet evet.”

Mahkeme Başkanı: “Bunlarla ilgili bir istihbari çalışma yapılmamış öncesinde veya gelmemiş sonrasında gelmemiş. Yani yapmamanızın sebebi nedir görev alanına girmiyor muydu yoksa ihbar mı gelmedi (bir kelime anlaşılmadı).”

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 12.10.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:244 Sayfa:


Tanık Mustafa Canatan: “Bizim tarafımızdan mı yapılmamış.”

Mahkeme Başkanı: “Evet evet.”

Tanık Mustafa Canatan: “Yani bizimle alakası olmayan bir konu yani.”

Mahkeme Başkanı: “O nedenle yapılmadı.”

Tanık Mustafa Canatan: “Evet.”

Sanık Ahmet Hurşit Tolon müdafi Avukat İlkay Sezer söz almadan konuştu: “Başkanım müvekkilimiz o tarihte emekli emekli efendim o tarihte emekli.”

Mahkeme Başkanı: “Ben görev yaptığı yani Ağustos 2006 yılına kadar görev yaptığı için istihbarat başkan ben müvekkilinizle ilgili sormuyorum genel olarak soruyorum dosyadaki iddialarla ilgili soruyorum.”

Tanık Mustafa Canatan: “Bir bardak su alabilir miyim efendim müsaadenizle.”

Mahkeme Başkanı: “Bitmek üzere ifadeniz.”

Tanık Mustafa Canatan: “Olsun, olsun efendim buyurun”

Mahkeme Başkanı: “Efendim Hulusi Bey sizi tanımıyor zaten.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu: “Sayın Başkanım tanıyorum dedi ama (bir kelime anlaşılmadı) müsaade ederseniz bir soru sormak istiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet tanıyor musunuz ayağa kalkan sanığı?”

Tanık Mustafa Canatan: “Tabi tbi tanıyorum efendim tabi tanıyorum ama birlikte çalışmadık evet.”

Mahkeme Başkanı: “Nereden tanıyorsunuz?”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Mustafa Bey nereden tanıyorsunuz Hulusi Bey?”

Sanık Hulusi Gülbahar söz istedi verildi: “3. Ordu denetleme başkanıyken kendi birlikleri hudut birliklerini güvenlik birliklerini denetlediğim için tanıyor o tarihte 2006–2008 efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet doğru mudur?”

Sanık Hulusi Gülbahar: “Teşekkür ederim.”

Tanık Mustafa Canatan: “Kesinlikle kesinlikle doğrudur önce özür dilerim Albay Hulusi Gülbahar hatta ondan daha önce Genelkurmay karargahından da tanıyorum yani ondan önce Genelkurmay karargahında da görev yaptı oradan da tanıyorum emir komuta ilişkimiz yok ama ancak belirttiği gibi Gülbahar’ın.”
Tanık Genelkurmay 2. Başkanı Org. Ergin Saygun: “Karargâhta görev yaptığım sürede menfur Danıştay saldırısıyla ilgili bir soruşturma yapıldı mı bir şema hazırlandı mı” sorusuna, “Hayır yoktur efendim”, “Hayır”, “Hayır, çünkü bizimle ilgili bir konu değildi.” cevaplarını verdi. (Celse:12.11.2012, Celse No:259, s,40, Tutanak eklidir).

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 12.11.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:259 Sayfa:
Sanık Alaettin Sevim: “Şu proje denilen belge bir kere daha gösterebilir miyim sayın komutanım bu Genelkurmay Başkanı makamında takdim edilecek tarzda bir şey mi şöyle bir göz atabilir misiniz yani Genelkurmay Başkanlığına takdime çıkacak ve ona takdim edilecek bir şey mi Genelkurmay Başkanı takdim diye bir klasörün altına kopya edildiği için bu iddia ediliyor yani böyle bir şey Genelkurmay Başkanının karşısına çıksa nasıl bir tepkiyle karşılaşılır bunu bir siz senelerce orada görev yapmış takdime de çıkmış kişi olarak nasıl bir hazırlık yapılır bunu anlatabilir misiniz acaba?”

Tanık Ergin Saygun: “Burada bir defa böyle bir şey yazdığınız zaman mutlaka onu destekleyici bir şeyler koymanız lazım şimdi burada bir şey yazılmış şu şöyledir bu böyledir diye ama mesela bu böyledir ama bakın bunun birde şurada şöyle yazar burada böyle yazar diye bir mutlaka paragraf içinde bir mantık dahilinde anlatılması gerekir yani pek makbul.”

Sanık Alaettin Sevim: “Yani bu format böyle formatta yok ama bu format bir Genelkurmay Başkanının önüne konulacak bir şey midir efendim?”

Tanık Ergin Saygun: “Değil değil efendim.”

Sanık Alaettin Sevim: “Benim başka sorum yok efendim.”

Tanık Ergin Saygun: “Teşekkür ederim.”

Mahkeme Başkanı: “Sanıklardan başka sorusu olan. Şifahi olarak sorusu olan yok ancak sanıklardan Kemal Kerinçsiz’in tek soru içeren bir yazılı soru dilekçesi var soru şöyle Kemal Kerinçsiz şöyle soruyor siz 2006 yılı Ağustos ayına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığında 2006 yılı Ağustos ayından sonra Genelkurmay 2. Başkanı olarak karargahta görev yaptınız karargahta görev yaptığınız sürede menfur Danıştay cinayeti ile ilgili olarak bir soruşturma yapılıp yapılmadığını bir şema hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda herhangi bir bilginiz var mı diye sormuş.”



Tanık Ergin Saygun: “Hayır yoktur efendim.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılamadı

Mahkeme Başkanı: “Evet bu Danıştay menfur Danıştay cinayetiyle ilgili görev yaparken herhangi bir araştırma, soruşturma.”

Tanık Ergin Saygun: “Hayır.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bilgi edindiniz mi?”



Tanık Ergin Saygun: “Hayır, çünkü bizimle ilgili bir konu değildi.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Ergin Saygun: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Sanık Kemal Kerinçsiz’in tanığa göstermek istediği belge olduğu bu belgenin Ümit Sayın, Ulusalcı İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Rektör Mesut Parlak’ın tehdit edilmesi olayı hakkında soruşturma başlığını içerdiği diğer belgeler stajyer Avukat Orhan Kadı’nın yakalandığı stajyer Avukat Danıştay 2. Daire Başkanının adresini temin ederek vermiştir şeklinde şemalar olduğu anlaşıldı tanığa gösterildi. Belgeyi inceleyin bilginiz var mı o şema hakkında araştırmalar hakkında.”

Tanık Ergin Saygun: “Efendim yok bir bilgim buradakileri de tanımıyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet yani.”

Tanık Ergin Saygun: “Adı geçenlerle de geçenleri de bilmiyorum, tanımıyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet Kemal Bey’in gösterdiği şemayla ilgili herhangi bir bilginiz yok.”

Tanık Ergin Saygun: “Yok.”

Mahkeme Başkanı: “Evet müdahil vekilin bir sorusu yok. Sanık Avukatlarından buyurun Avukat Hanım.”

Sanık Mehmet İlker Başbuğ Müdafi Avukat Betül Ayberk söz istedi verildi: “Mehmet İlker Başbuğ Müdafi Avukat Betül Ayberk öncelikle geçmiş olsun diyorum size Sayın Saygun sizin Orgeneral olduğunuz dönemde müvekkilimiz Sayın Başbuğ hangi görevlerdeydi yıl olarak söyleyebilir misiniz?”


4.6. Şemanın üstündeki “ASLI GİBİDİR” kaşesi Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’nde kullanılan kaşenin aynısı. Buna karşılık Genelkurmay Başkanlığı’nın aynı yazının ekinde yolladığı belgelerdeki “Aslının Fotokopisidir” elyazısı ve “Bayram TANRISEVDİ Topçu Kur. Alb. Bil. Güv. Ş. Md.” Kaşesinin formatı şemadaki kaşeye uymuyor. İşte ispatı:
Şemadaki Kaşe


Ankara TEM Şubenin Kaşesi

(Muzaffer Tekin’in ifade tutanağından alınmıştır)




Genelkurmay’ın Kaşesi


Görüldüğü gibi

  • Şemadaki kaşe ile Ankara TEM Şb. Müdürlüğü kaşesi aynıdır.

  • Genelkurmayın kaşesinde ise, “Aslının fotokopisidir” notu elyazısıyla düşülüyor.

  • Şema ve TEM Şube Müdürlüğü kaşelerinde polis memurlarının adları elyazılı. Buna karşılık Genelkurmay’da kaşe imzalayan subayın adı kaşe olarak basılıyor. Ayrıca subayın rütbe ve unvanı da kaşede var.


5. Şemada Danıştay cinayeti şüphelileri ile Muzaffer Tekin’in tanıştığı kimseler beyaz ve gri renk ile ayrılmıştır.
Buradan da anlaşılıyor ki, şema polis soruşturmasının en başında hazırlanmıştır.

Şemadaki Gri-Beyaz ayrımı




6. Şema polis sorgusunda Alparslan Arslan’ın önüne konmuştur.
Hürriyet gazetesi yazarı Saygı Öztürk, 26 Mayıs 2006 günlü haberinde, Alparslan Arslan’ın önüne “İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in ve bazı emekli subayların bulunduğu bir şemanın konduğunu” yazmıştır.

Alparslan Arslan, polisin ısrarla yönelttiği, “Doğu Perinçek’ten mi emir aldın” sorusuna “Dünyaya 50 defa gelsem, Doğu Perinçek ile işim olmaz” diye cevap vermiştir.

Bu soru da gösteriyor ki, Polis bir tertibin içindedir ve soruşturma başlamadan şemayı hazırlanmıştır.


(Saygı Öztürk’ün ilgili haberi ekli)

(Gözcü gazetesi, 26 Mayıs 2006)


7. Polis, Muzaffer Tekin’e de şemadaki isimleri sormuştur.
Muzaffer Tekin’in 26.05.2006, saat 21.10’da, Ankara Emniyet Müd. TEM Şb. Müdürlüğü’nde yapılan sorgusunda, şemada griye boyanmış, şüpheli sıfatı olmayan isimleri sormuştur (Bkz. Muzaffer Tekin’in İfade Tutanağı, s.13).
8. Muzaffer Tekin daha sorgudayken, serbest bırakılmadan önce, Doğu Perinçek basın toplantısı yaptı Muzaffer Tekin’in Danıştay cinayetinin içinde olmayacağını belirtti. Dava sürecinde, Ergenekon Davası sanıklarının Danıştay Cinayetiyle hiçbir ilgilerinin olmadığı çok sayıda kanıtla ispatlanmıştır. Bu iddiayı doğrulayan tek bir kanıt yoktur. Osman Yıldırım’ın yalanları ve çelişmeleri bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.
Vicdanlı ve ahlâklı insanlar cesur olur, kanaatini ve bilgisini söylemekten korkmaz:



Radikal, 26 Mayıs 2006



Yeni Şafak, 26 Mayıs 2006



Evet, 26 Mayıs 2006
9. Danıştay cinayetinin hemen ertesi günü bütün gazetecilere, “Alparslan Arslan’ın üzerinde Doğu Perinçek ve İşçi Partisi’ne bağlı Ulusal Haber Kimliği bulunduğu” yalanı yazdırıldı.
Ulusal Haber kartının Ulusal Kanal ile ilgisinin olmadığı ispatlandı. Ulusal Haber adlı kuruluşun sahibi ve yöneticisi Mehmet Tümer’in MİT’te “Ankara bölgesinde” çalıştığını MİT’in Eski Kontr Terör Merkezi Başkanı Mehmet Eymür tanık ifadesinde kabul etti (Celse: 06.08.2012, Celse No:215, s.41, Tutanak Ektedir).
T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( TMK 10 MADDESİ İLE YETKİLİ )

CELSE TARİHİ 06.08.2012 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:215 Sayfa:


Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Mehmet Tümer’i tanır mısınız?”

Tanık Mehmet Eymür: “Tanırım.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “İlişkinizi açıklar mısınız?”

Mahkeme Başkanı: “Efendim tanığın yargılamıyoruz.”

Tanık Mehmet Eymür: “Dairede bir (bir kelime anlaşılamadı).”

Mahkeme Başkanı: “Tanığı yargılamıyoruz lütfen başka soru sorun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Efendim Mehmet Tümer Danıştay cinayetiyle ilgili bir şahıstır oraya geleceğim o yüzden sor…”

Mahkeme Başkanı: “Öyle sorun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Şu şahsın şu (bir kelime anlaşılamadı).”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Biraz müsaade ederseniz.”

Mahkeme Başkanı: “Şu şahsın şu ismi geçmektedir.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Efendim biraz müsaade ederseniz.”

Mahkeme Başkanı: “Bu şahısla ilginiz nedir? Efendim yok böyle olmaz.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Soruları sırayla soruyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Burada tanığı yargılamıyoruz. Tanığı yargılar şekilde soru soruyorsunuz.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Efendim Danıştay cinayetiyle ilgili.”

Mahkeme Başkanı: "Bu soru kabul edilmedi bu bu doğru başka bir.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Hayır bu soru Danıştay cinayetiyle direkt ilgili.”

Mahkeme Başkanı: “Öyle soralım öyle soralım.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Evet, Danıştay cinayetinde.”



Tanık Mehmet Eymür: “Bir Mehmet bir Mehmet Tümer tanıyorum ama aynı Mehmet Tümer’se.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Aynı Mehmet Tümer emekli olan Mehmet Tümer şişman Mehmet Tümer.”

Tanık Mehmet Eymür: “Teşkilatta bizim teşkilatta teşkilatta Ankara bölgesinde çalışan bir arkadaş.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Evet, evet sizin de benim de tanıdığınız Mehmet Tümer. Danıştay cinayetinin faili Alparslan Arslan’ın üzerinde cinayetten sonra Ulusal Haber gazetesine ait bir kimlik çıkıyor. Ulusal Haber Gazetesinin kurucusu ve yöneticisi olarak gazetenin künyesinde Mehmet Tümer’in ismi geçmektedir ve yine teşkilatınızla bağlantılı 3 ayrı ismin daha ismi geçmektedir. Yine aynı Alparslan Arslan’a Kadıköy’deki Yeditepe Hukuk bürosunu Cemal Alparslan Ertuğ’un tefriş ettiğine dair mahkemeye birçok dilekçe ve beyanda bulunulmuştur. Yine aynı Alparslan Arslan’ın Danıştay cinayetinden sonra da bürosunda yapılan aramalarda sizin sitenizden indirdiği Ergenekon belgesi bulunmuştur. Bütün bunları tesadüf olarak açıklayabilir misiniz?”

Mahkeme Başkanı: “Efendim bir görüş sorusu buyurun oturun mikrofonu keselim buyurun oturun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Müsaade (bir kelime anlaşılamadı).”

Mahkeme Başkanı: “Defalarca ikaz ettim buyurun oturun yazılı verin. Buyurun oturun buyurun oturun mikrofonu keselim.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Efendim Danıştay cinayetiyle ilgili. Sanığı sorgulatmıyor musunuz Sayın Başkan…”

Mahkeme Başkanı: “Tamam mikrofonu keselim buyurun buyurun oturun. Defalarca ikaz ettim buyurun oturun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Bu benim hakkım. Sayın Başkanım bu yargılama olmaz böyle lütfen.”

Mahkeme Başkanı: “(bir kelime anlaşılamadı) tamam tamam buyurun Yalçın Bey. Oradan da sorabilirsiniz. Peki, gelin buyurun tamam.”

Sanık Doğu Perinçek söz istedi verildi: “Sayın Mahkemeye Sabahattin Savaşman’a ait olan 3. adam anlatıyor MİT, CIA ilişkisi diye kitap haline getirilen Aydınlık Gazetesinde çıkmış MİT ve CIA ilişkilerini anlatan kitabı. Başbakanlığın Mehmet Eymür hakkında Danıştay Başkanlığına sunduğu Ankara 25 Kasım 1998 tarihli dilekçeyi ve yine Hasan Yalçın ile Mehmet Eymür arasında Mehmet Eymür’ün talebi üzerine yapılan ve görüşmenin 4 sayfalık 2000’e doğru dergisinde yayınlanan metini sunuyorum. Ayrıca bu Mehmet Eymür biraz evvel bu metnin bantta kendisinde bulunduğunu belitti. Bu bandın da mahkemeye celp edilmesini arz ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet onları alıyoruz dosyasına dosyasına koyuyoruz. Evet, buyurun Yalçın Bey.”

Sanık Yalçın Küçük söz istedi verildi: “Değerli Başkan Değerli Heyet.”

Mahkeme Başkanı: “İsim alalım önce.”

Sanık Yalçın Küçük: “Yalçın Küçük. Değerli Başkan Değerli Heyet Savcı Beyefendi. Mehmet Bey hoş geldiniz.”



10. Ulusal Haber kimliğinin Alparslan Arslan’a Ulusal Kanal’ı ve Doğu Perinçek’i şemaya yerleştirmek için verildiği ortaya çıktı.

Daha ilk günden gazetelere Ulusal Haber’in İşçi Partisi, Ulusal Kanal ve Doğu Perinçek ile ilişkili olduğu” yalanı servis edildi. Gazeteler ve televizyonlar bu yalanı yaydı. Hatta Bugün ve Radikal gibi gazeteler Danıştay cinayeti şemaları yaptılar ve İşçi Partisi ile Perinçek’i şemalarına yerleştirdiler. Oysa Ulusal Haber denen kuruluşun başında, Mehmet Eymür’ün tanık sorgusunda belirttiği üzere MİT Ankara Teşkilatında çalışan Mehmet Tümer bulunuyordu ve Ulusal Haber kimliğini Sanık Hüseyin Görüm, Alparslan Arslan’a kendisinin verdiğini ve Ulusal Haber’in Ulusal Kanal ile hiçbir ilişkisinin olmadığını duruşmalarda defalarca belirtti.


(Radikal ve Bugün gazetelerinin Ulusal Haber’in Ulusal Kanal ve Doğu Perinçek ile ilişkili olduğu uydurmasına dayanarak yaptıkları şemalar ekli.)

(Radikal, 24 Mayıs 2006)



(Bugün, 26 Mayıs 2006)



11. Poliste yapılan şemanın o tarihte Dışişleri Bakanı ve Terörle Mücadele Kurulu üyesi olan Abdullah Gül’e verilen Emniyet Brifinginde de gösterildiği iki yıl sonra basında yer aldı (İsmet Berkan, 9 Nisan 2008).


Radikal, 9 Nisan 2008


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət