Ana səhifə

Ebu’l-abbâs el-muberriD’İn hayati, İLMÎ Şahsiyeti ve “el-kâMİL” adli eseri Yasin Kâhyaoğlu Özet


Yüklə 153.87 Kb.
tarix17.06.2016
ölçüsü153.87 Kb.

YASİN KÂHYAOĞLU

EBU’L-ABBÂS EL-MUBERRİD’İN

HAYATI, İLMÎ ŞAHSİYETİ VE “EL-KÂMİL” ADLI ESERİ
Yasin Kâhyaoğlu*

Özet: Bu çalışmada, Arap dilinin öncülerinden birisi olan Ebu’l-Abbâs el-Muberrid’in hayatı, ilmî şahsiyeti ve “el-Kamil fi’l-edeb” adlı eseri incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: el-Muberrid, el-Kâmil

The Life and The Scholarship of Abu al-Abbas al-Mubarrid and His Book “al-Kamil fi-al Adab”

Summary: In this study, the life and the scholarship of Abu al-Abbas al-Mubarrid, one of the frontiers of Arabic Language, and his book “al-Kamil fi-al Adab” in particular is examined.

Keywords: al-Mubarrid, al-Kamil

A - HAYATI

1- el-Muberrid'in Adı ve Nesebi

Ebu'l-Abbas el-Muberrid'in adı ve nesebi konusunda, kaynaklarda bazı farklılıklar vardır. Genel kabul gören şekli şöyledir:

Muhammed b.Yezîd b. Abdil Ekber b.Umeyr b. Hassan b. Selim b. Sa'd b. Abdillah b. Yezîd b. Mâlik b. el-Haris b. Amir b. Abdillah b. Bilal b. Avf b. Eslem Sumâle b. Ahcen b. Kâ'b b. el-Haris b. Kâ'b b. Abdillah b. Malik b. Nasr b. el-Ezd el-Basrî'dir. Künyesi Ebu'l-Abbâs, şöhret bulduğu lâkabı ise el-Muberrid'dir1.

2- Lakabındaki ihtilaf

el-Muberrid kelimesindeki “râ” harfinin nasıl okunacağı birçok araştırmacının dikkatini çekmiş, bu konuda çeşitli hikaye ve kıssalar öne sürülmüştür.

Bazı araştırmacılar buradaki “ra” harfinin fethalı, yani (el-Muberred) olduğunu iddia ederken, diğer bazıları ise kesreli, yani (el-Muberrid) şeklinde olduğunu söylemişlerdir. “el-Muberrid” lakabı, hocası el- Mazinî (ö.249/863)’nin takdir için söylediği “hakkı isbat edici” anlamında bir kelimedir2.

Şeyh Şinkîtî (ö.1816-1904) 'râ' harfinin kesre, yani “el-Muberrid” olduğunda ısrar etmiş, fetha, yani “el-Muberred” şeklinde okuyanları şu beyitle tenkit etmiştir:

والكسر في راء المبرد واجب وبغير هذا ينطق الجهلاء

el-Muberrid kelimesindeki 'râ' nin kesreli olması gerekir

Ancak cahiller başka şekilde telaffuz eder3.

el-Muberrid kendi lakabı konusunda duyduğu söylentilere son vermek amacıyla şu iki beyti söylemiştir:

لا تكرهن لقبا شُهرت به فلربّ محظوظ من اللقب

قد كان لقّب مرّة رجل بالوائلى فعُدّ في العرب

Şöhret bulduğun lakabı kerih görme, bazen kısmet lakabdan gelir

Bir defasında birine “Vailî”4 denildi, o da böylece Araplardan sayıldı5.

Yakût el-Hamevî, Mu'cemu'l-udeba adlı eserinde Muberrid ile ilgili övgüyü ifade ettikten sonra lakabı olan “el-Muberrid” hakkında şu görüşe yer vermiştir: “el-Muberrid” olarak lakab alması ise; hocası el-Mazinî “Elif-lam” adlı kitabını tasnif edince, kitap hakkında onun kanaatını sordu. el-Muberrid'in verdiği güzel cevap üzerine el-Mazinî kendisine: kalk! sen el-Muberrid'sin, (yani: hakkı isbatlayansın) dedi. Ancak daha sonra Kûfeliler tarafından bu lakab “el-Muberred” şeklinde tahrif edildi6.

3- Doğumu ve Vefatı

Yaygın kanaate göre el-Muberrid, 10 zilhicce 210 (25 mart 826) tarihinde Basra'da doğdu7. Ezd'in kollarından olup pek tanınmayan “Sumâle” kabilesine mensup idi. Ebu'l-Abbas el-Muberrid, Mu'tadid'in hilafeti döneminde, 285 h. tarihinde şevval ayında, bir rivayette de zilkade ayında Bağdat'ta vefat etmiştir8. Namazını; el-Kadi Ebû Muhammed Yusuf b. Yakub kıldırmış, cenazesi Babu'l-Kûfe mezarlığındaki bir eve defnedilmiştir9.

el-Muberrid'in ölümü üzerine Sa'leb (ö.291/904), şu beyitlerle hem kendisini hem de onu medh etmiştir:

ذهب المبرد وانقضت أيامه وليذهبن إثر المبرد ثعلب

بيت من الآداب أضحى نصفه خربا وباقي النصف منه سيخرب

el-Muberrid göçtü gitti, günleri tükendi, onun peşinden Sa'leb de gidecektir

Edeb sarayının yarısı harap oldu, diğer yarısı da yakında harap olacaktır10.

4-Tahsil Hayatı

el-Muberrid Basra'da yaşadı. Tahsilini burada yaptı. Basralı alimlerden Ebû Hatim es-Sicistanî (ö. 255/ 868), Ebû Ömer el-Cermî (ö.225/839 ve Ebû Osman el-Mazinî'nin derslerine devam etmiş, Sibeveyh (ö.180/796)'in “el-Kitab”ının bir kısmını el-Cermî'den okumaya başlamış, el-Cermî'nin ölümünden sonra, geriye kalan kısmını da el-Mazinî'nin yanında tamamlamıştır.

Basra dil mektebinin en âlimi kabul edilen el-Muberrid, nahivde iki ekol olan Basra ve Kûfe ekollerine bağlı değildi. Farklı bir görüş ortaya çıktığında onlara muhalif davranırdı.

Örneğin:”ليس “ nin haberinin “ ليس” ye takdim edilmesini kabul etmezdi.

Onun bir özelliği de, çok fazla mutalaa sonucunda bazı terkip ve ifadelerde zaman zaman yanılgıya düşmesi idi.

Mesela: “لولا “ dan sonra muttasıl zamirin gelmesini kabul etmezdi.

“لولاه – لولاك – لولاي “  gibi

el-Muberrid Bağdat'ta yaşamayı tercih etti. Orada halife ve umerâ ile görüştü. Bağdat'ta meşhur ve ma'ruf olan, Kûfelilerin imamı Sa'leb ile ilmî tartışmalara girerdi.

el-Muberrid ile Sa'leb arasında Bağdat'ta geçen münakaşalar meşhurdur.

Bir gün Sa'leb'in kendisi hakkında birşeyler söylediğini duydu. Buna öfkelenen el-Muberrid Sa'leb'e şu beyitlerle cevap verdi:

ربّ من يعنيه حالي وهو لا يجري ببالي

قلبه ملآن مني وفؤادي منه خالي

Benimle uğraştığı halde o gönlümden bile geçmiyor

Kafası hep bende, oysa kalbimde ona yer yoktur11.

el-Muberrid, parlak zekası ve anlayışı, kuvvetli hafıza ve muhakemesi sayesinde küçük yaşlarda lugat ve nahiv ilminde büyük bir mesafe katederek, geniş ve sağlam bilgisini etrafına kabul ettirmişti. Daha genç yaşlarında elde ettiği şöhreti Basra hudutlarını aşmıştı.Verdiği dersler son derece güzel, oldukça fasih ve beliğ konuşurdu. Rivayetlerinde güvenilir olduğu gibi, nükteli konuşmalar yapar ve zarif bir üslûp kullanırdı12.

İbn Hallikan, Muberrid'in dil ve gramer konusunda imam olduğunu, edebiyat alanında faydalı eserler yazdığını kaydetmektedir13.

el-A'lam'da ise el-Muberrid'in ilmî kişiliği şöyle anlatılmaktadır:

“Yaşadığı dönemde Bağdat'ta Arap dilinin önderi, edebiyat ve rivayet imamlarından biridir”14.

Hicrî 247 yılında Mutevekkil öldürülünce Bağdat'a geldi. Rakibi Ebu'l-Abbâs Sa'leb ile ilk buluşmaları ve münakaşaları bu tarihte gerçekleşti. Bağdat'ta emir ve vezirlerden, özellikle Tahir oğullarından, Bağdat valisi Ubeyd b. Abdullah b. Tahir (ö.330/913) ve kardeşi Muhammed'den alaka, saygı ve yardım gördü. Bağdat'ta hoca olarak büyük faaliyet gösterdi.

el-Muberrid, belîğ ve fasîh konuşurdu. Kolay ve çoğu zaman irticalen söylediği şiirlerinin çok olduğu kaydedilir ise de, bunlardan ancak birkaçı hal tercemesinden bahseden eserlerde tesbit edilmiştir15.



Hocaları

1- Ebû Osman el-Mazinî (ö.249/863); el-Muberrid hocası el-Mazinî hakkında şöyle der: Sibeveyh'den sonra nahiv'de Ebû Osman'dan daha alim kimse yoktur. Bir çok konuda Ahfeş ile munazaralarda bulundu ve onu susturdu16.

el-Muberrid, hocası el-Mazinî'den kıraat rivayet ettiği gibi, “Tasrîfu'l-Mâzinî' adlı kitabı da ondan rivayet etmiştir. Ayrıca luğat ve edeb kitablarında el-Muberrid'in el-Mazinî'den rivayetleri pek çoktur.

2- Ebû Hatim es-Sicistanî (ö. 248/862); el-Muberrid şöyle der: es-Sicistanî'ye daha küçük yaşlarda iken gittim. Ancak ilim tahsilini terketmemi gerektiren bazı sebeplerle bir süre ilme ara vermek zorunda kaldım. Fakat daha sonra tekrar onun halkalarına katıldım17.

3- et-Tevvezî (ö.848 m); el-Muberrid'in hocalarından biri de et-Tevvezî'dir. el-Muberrid ondan bahsederken şöyle der: Şiirde Ebû Muhammed et-Tevvezî'den daha şair birini görmedim. er-Riyaşî ve el-Mazinî'den daha alimdi18. et-Tevvezi'nin ismi el-Muberrid'in “el-Kâmil” adlı eserinde çokça geçmektedir.

4- ez-Ziyâdî (ö.249/863)

el-Muberrid'in hocalarından biri de ez-Ziyâdî'dir. el-Muberrid ondan pek çok rivayette bulunmuş, ismi el-Kâmil'de geçmektedir.

5- el-Câhız (ö.255/869); el-Muberrid, hayatının son günlerine kadar el-Câhız'la alaka ve ilişkilerini devam ettirmiş, el-Kâmil'de ondan çokça rivayette bulunmuştur.

el-Muberrid ilmini sadece hocalarından almamış, aynı zamanda kendisinden önce yaşamış diğer alimlerin eserlerini okuyarak da çok istifade etmiştir. Ancak Sibeveyh'in “el-Kitab”ından fazlaca etkilenmiş ve onun ilminden daha çok yararlanmıştır denilebilir.

ez-Zebidî (ö.926-989)'nin rivayetine göre el-Muberrid, ilk yıllarda onu okumuş ve kavramıştır. Sibeveyh'in “el-Kitab”ına karşı aşırı bir sevgi duymuş, bu aşırı muhabbetinden dolayı adı geçen kitaptan kendi şahsı için bir nusha edinmiş ve onu istinsah etmek isteyenlere dahi vermemiştir19.

Birçok kimse el-Muberrid'den ders almış ve onun ilminden istifade etmiştir. Bazı talebeleri şunlardır:

1- ez-Zeccâc (ö.311/923); el-Muberrid'den sonra Basra dil mektebinin riyaseti ona geçmiştir. Önceleri Sa'leb'le buluşan ez-Zeccac, daha sonra Muberrid'den ayrılmayarak ondan ilim almıştır20.

2- el-Ahfeş b.Süleyman (ö.315927); el-Muberrid'in “el-Kamil”ini şerh edenlerdendir.Yine el-Muberrid'den pek çok rivayetleri vardır. el-Eğani ve Mucemul-udebâ adlı eserlerde bu rivayetleri zikredilmiştir.

Örneğin: “حدثنا المبرد في غير الكامل” “el-Muberrid hem el-Kamil'inde yazmış, hem bize ayrıca şöyle anlatmıştır21.”

3- Muhammed b. Ca'fer es-Saydelânî; el-Muberrid'in damatlarındandır. el-Eğanî ve Mu'cemu'l-udeba'da el-Muberrid'den yaptığı rivayetler vardır22.

4- Ebû Bekr b. es-Serrac (ö.316/929); el-Muberrid'in en genç talebelerindendi. Ondan Sibeveyh'in “el-Kitab”ını okudu. Daha sonra musiki ile iştiğal etti23.

5- Ebû Bekr b. Ebi'l-Ezher (ö.325/937); el-Muberrid'in katip ve yazıcısı idi24.

Ayrıca el-Muberrid'den; Ebû Bekr Muhammed b.Yahya es-Sûlî (ö.335/946), Niftaveyh (ö.323/935) ve başka pek çok kimse ders almıştır25.



B- İLMî ŞAHSİYETİ

1- Alimlerin el-Muberrid Hakkında Söyledikleri

Alimler el-Muberrid hakkında pek çok övgü ve methiyelerde bulunmuşlardır. Bu övgü ve methiyeleri şöyle sıralamak mümkündür:

- ez-Zeccac (ö.311/923) şöyle der: el-Muberrid Bağdat'a gelince, onunla tartışmak için ben de Bağdat'a gittim. Orada Ebu'l-Abbas Sa'leb'den ders alıyordum, dolayısıyla el-Muberrid'i sıkıştırmaya karar vermiştim. Onunla tartışmaya başlayınca beni delillere boğdu, illetleri söylememi istedi. Benden öyle şeyler sordu ki; cevaplarını veremeyecek duruma geldim. Bu vesile ile onun alim, fazıl ve büyük bir akla sahip olduğuna kesin kanaat getirdim. Bundan sonra da artık ondan ayrılmadım26.

- es-Sîrâfî (ö.368/972) şöyle demiştir: el-Cermî ve el-Mazinî tabakasından sonra nahiv ilmi Ebu'l-Abbas Muhammed b.Yezid el-Ezdi'ye intikal etmiştir.

es-Sirafî başka bir ifadesinde de şöyle der: Ebû Bekr b. Mucâhid'in şöyle dediğini duydum: Kur'an'ın manaları hususunda, öncekilerin görüş belirtmedikleri konularda, Muberrid'den daha güzel cevap veren kimse görmedim. Sa'leb ilim dizginini elinde tuttuğundan, Muberrid'in geniş ilminden mahrum kaldım27.

el-Muberrid'i övenler onu muasırı olan Sa'leb'e tercih ediyorlardı28.

- Ebu't-Tayyib el-luğavî de şöyle demiştir: Ne asrında, ne de ondan sonra Muberrid'in benzeri yoktur29.

- Şair el-Buhturi (ö.284/ 898) de Muberrid'i şöyle medhetmiştir: Emir Muhammed'in elde ettikleri, ancak Muhammed b.Yezid sayesinde olmuştur30.

- Ayrıca Muberrid'e muasır olan şair İbn Rûmî (ö.283/ 896)'nin de el-Muberrid hakkında çok uzun bir kasidesi vardır. el-Barûdî (ö.1322/1904) bu kasidenin bir bölümünü “el-Muhtarat”ında dile getirmiştir31.

el-Kıfti (ö.646/1284), onun hakkında şöyle der: Ebu'l-Abbas Muhammed b.Yezid ilimde, edebiyatta, ezberde, isabetli görüşlerinde, fasih oluşunda, beyanda, güzel hitabında, husnu hatta, açık ifade ve tatlı izahlarında eşine rastlanılmamış biridir32.

Cerh ve ta'dil alimleri, Muberrid'in sıka (ilim ve rivayette güvenilir) olduğunu kabul etmişlerdir. İbn Kesir “el-Bidaye ve'n-nihaye” adlı eserinde Muberrid'in nakillerinde sıka olduğunu kaydetmiştir33.

el-Hatib (ö.463/1072) “Târîhu Bağdâd” adlı eserde el-Muberrid hakkında şöyle der: alim, fazıl ve rivayetlerinde sika idi”34.



2- el-Muberrid ile Sa'leb Arasanda Bir Mukayese

el-Muberrid ile Sa'leb, aynı asırda yaşamış iki büyük edebiyatçı ve dil âlimidir35.

el-Muberrid, Ebu'l-Abbas Sa'leb (ö.291/904) ile munazara için bir araya gelmek isterdi. Sa'leb ise bundan hoşlanmazdı. Sa'leb'in bu durumu damadına soruldu: neden Sa'leb el-Muberrid ile bir araya gelmekten hoşlanmiyor? şöyle cevap verdi: Çünkü el-Muberrid, ibaresi güzel, işaretleri tatlı, dili fasih, izahları son derece açık birisidir. Sa'leb ise takip ettiği metod muallimlerin metodudur. İkisi bir mecliste karşı karşıya geldiklerinde hemen her kes el-Muberrid'e hak verir, daha sonra meselenin iç yüzü öğrenilirdi36.

Sa'leb'in damadına: neden Muhammed b.Yezid, Sibeveyh'in “el-Kitâb'ı” konusunda Ahmed b.Yahya' dan (Sa'leb'den) daha çok bilgilidir? diye soruldu. Şöyle cevap verdi: Çünkü Muhammed b.Yezid onu alimlerden okudu. Ahmed b.Yahya ise onu kendi kendine okudu37.

el-Muberrid ve Sa'leb'in ilimdeki değerini takdir etmek açısından Ebu Bekr b. el-Ezherî (ö.325/937)'nin şu beyitlerini zikretmek yerinde olur:

أيا طالب العلم لا تجهلن وعذ بالمبرد أو ثعلب

تجد عند هذين علم الورى فلا تك كالجمل الأجرب

علوم الخلائق مقرونة بهذين في المشرق والمغرب

Ey ilim talebesi, sakın cahil olma, Muberrid veya Sa'leb'e sığın

Kâinatın ilmini ikisinde bulursun, uyuz deve gibi olma

Bilesin ki, beşeriyetin ilmi şarkta ve garpta bu ikisi ile kaimdir38.

Bazıları da Muberrid'i şu beyitlerle meth etmişlerdir:

وإذا يقال من الفتى كل الفتى والشيخ والكهل الكريم العنصر

والمستضاء بعلمه وبرأيه وبعقله قلت: ابن عبد الأكبر

Yaratılış itibariyle ilminden, görüşünden ve aklından istifade edilen gerçek genç, olgun insan kimdir denilse, derim ki; İbn Abdi'l-ekber (yani el-Muberrid')dir39.

Bir başkası da onu şu beyitlerle övmüştür:

وأنت الذي لا يبلغ المدح وصفه وإن أطنب المُدّاح مع كل مطنب

رأيتك والفتح بن خاقانَ راكباً فأنت عديل الفتح في كل موكب

وأوتيت علما لا يحيط بكنهه علوم بني الدنيا ولا علم ثعلب

يروح إليك الناس حتى كأنهم ببابك في أعلى منىً والمحصّب

Sen ki övgüde eşsizsin, övenler övgülerinde mubalağa da etseler,

Seni ve el-Feth b. Hakan'ı binekte gördüm, her kafilede seni Feth'e denk gördüm.

Sana öyle bir ilim verildi ki, ne dünyadaki insanların ilmi ona vakıf ne de Sa'leb'in.

İnsanlar sanki Mina ve Muhassab40 de senin kapında duruyor41.

el-Muberrid, aralarındaki çekişmeye rağmen, Sa'leb'i övmüş ve Kûfelilerin en alimi Sa'leb'dir demiştir. Kendisine el-Ferra (ö.761-822m.) hatırlatıldığında: “O, Sa'leb'in onda biri dahi olamaz” demiştir42. el-Muberrid “Şerhu'l- Lamiyeti'l-Arab” adlı eserinde Sa'leb'den ilim aldığını söyler.

Sa'leb de el-Muberrid'i ölümünden sonra şu beyitlerle övmüştür:43

ذهب المبرد وانقضت أيامه وليذهبن إثر المبرد ثعلب

بيت من الآداب أضحى نصفه خربا وباقي النصف منه سيخر

فتزودوا من ثعلب فبكأس ما شرب المبرد عن قريب يشرب

أوصيكم أن تكتبوا أنفاسه إن كانت الأنفاس تكتب

Muberrid gitti, ömrü son buldu, onun peşinden Sa'leb de gidecektir

Edeb sarayının yarısı harap oldu, diğer yarısı da harap olacaktır

Sa'leb'den ilim almaya çalışın, pek yakında Muberrid'in içtiği kaseden o da içecektir.

Size tavsiyem, onun nefeslerini dahi yazınız, şayet nefeslerin yazılması mümkün ise44.

Hocalarının ölümünden sonra, Basra dil mektebinin en salahiyetli alimi kabul edilen el-Muberrid'in, Kûfe mektebinin mümessili olan Sa'leb ile Bağdat'ta yaptığı munakaşalar meşhurdur. Bu münakaşalarda Muberrid; güzel konuşması, nüktedanlığı, hazır cevaplılığı ve şair tabiatı ile etrafında bulunan kimseler üzerinde lehine bir hava meydana getirirdi45.

el-Muberrid'in ilim konusundaki hassasiyetini, talebenin hoca karşısında dersi nasıl dinlemesi gerektiğini İbn Miksem'in şu rivayetinden anlıyoruz. İbn Miksem,46 Muberrid'in şöyle dediğini rivayet eder: “Dersi dinlemek göz ile olur, kendisine ders verdiğin kimsenin gözlerinin sana baktığını görürsen bil ki o talebe dersi iyi dinliyor”47.



3- el-Muberrid ve Fıkhu'l-Luğa

el-Muberrid;”el-Kamil”adlı eserinde bir çok garip kelimenin lugavî iştikakına değinmiş ve bu konuya geniş yer vermiştir. Onun bu alandaki çalışmalarına birkaç misal verelim:

1- أ لجنين : ما لم يظهر

2- الجنين : الذي في بطن أمه

3- امجنّ : الترس، لأنه يسترك

4- المجنون : المغطى العقل

5 - ويسمى الجنّ جنّاً لاختفائهم

1- Cenin: henüz meydana gelmemiş şeydir.

2- Cenin: annesinin karnında olandır.

3- el-Micenn: zırh'ın adıdır, çünkü seni korur.

4- el-Mecnun: aklı kapalı olandır.

5- Cinlere “cin” denilmesinin nedeni, gizlenmelerinden ötürüdür48.

Muberrid, “Kitabu mâttafaka elfazuhu ve mahtelefe meânihi fi'l-Kur'an” adlı eserinde semantik ilmi ile ilgili meseleleri işlemiştir49.

4- el-Muberrid ve Şiir

Muberrid nahiv ve edebiyatta olduğu gibi şiirde de büyük maharete sahip bir şahsiyettir. Birçok şiiri mevcuttur. el-Kamil'de çeşitli şiirlerini görmek mümkündür: Örneğin:

Muberrid; Sa'leb'in kendisi hakkında bir şeyler söylediğini duyunca, ona şu beyitlerle cevap verdi:

ربّ من يعنيه حالي وهو لا يجري ببالي

قلبه ملآن مني وفؤادي منه خالي

Benimle uğraştığı halde gönlümden bile geçmez

Kafası hep bende, oysa kalbimde ona yer yoktur50.

Ubeydullah b. Abdullah (ö.300/913) hakkında söylediği bir şiirinde de onu şu beyitlerle medhetmiştir:

بنفسي أخ بَرّ شددت به أزري فألفيته حرّا على العسر واليسر

أغيب فلي منه ثناء ومدح وأحضر منه أحسن القول والبشر

Andolsun ki, benim için iyi bir kardeş, ondan güç aldım,

Bollukta ve darlıkta onu hep özgür buldum

Onun güzel övgüleri kalbimde gizlidir, en tatlı söz ve tebessümleri ondan öğrendim51.

el-Muberrid asrının şairleriyle irtibat kurmuş ve onlardan şiir rivayet etmiştir. Şair el-Buhturî ile aralarında sıkı bir dostluk ve bağ mevcuttu. el-Buhturi’nin el-Muberrid hakkında yazdığı ve:

“يوم سبت وعندنا ما كفى” ile başlayan şiirleri Buhturî'nin divanında  görmek mümkündür52.

C- ESERLERİ

Çoğu dil ve edebiyata dair olan eserlerinin sayısı 40'tan fazlaysa de, bunların pek azı günümüze kadar gelebilmiştir. Ebu'l-Abbas el-Muberrid'in telif ettiği eserler genellikle Arapça'nın detayına yöneliktir. Ancak eserlerinin birçoğu kaybolmuştur.

İbn Hallikan bu konuda şöyle der: “el-Muberrid”in edebiyatla ilgili birçok eseri vardır. Bunların başında: “el-Kâmil”, “er-Ravdâ”, “el-Muktadab” ve diğerleri gelir53.

Günümüze kadar gelen en güzel eseri “el-Kamil fi'l-edeb”dir. Bu eserini ileride ayrı bir başlık altında tanıtacağız.

el-Kamil'den başka birçok eseri daha vardır. Bunların başında “el-Muktadab” gelir. Makalenin hazırlanmasında büyük ölçüde yararlandığım bu değerli eseri tamamen nahiv konusuna dairdir. el-Kamil'den sonra yazılan en önemli gramer kaynaklarından biri olmasına rağmen, eserin; zındıklığı ile meşhûr “İbn Ravendî” yolu ile intikal etmiş olması, eserin şöhret bulmasına ve istifade edilmesine engel olmuştur54.

Ebû Ali el-Farisî (ö. 377/ 987) der ki; el-Muktadaba baktım, bir mesele dışında ondan istifade edemedim. O da:

“وإن تصبهم سيئة بما قدّمت أيديهم إذا هم يقنطون”55 ayetinde “إذا” nın şartın cevabında geldiğidir.

İddiaya göre bu eserden hiç kimsenin yararlanmamasıının sebebi, bu eserin zındık olan İbnu'r-Ravendî'den rivayet edilmiş olmasıdır. İnsanlar bu eserin İbnu'r-Ravendî tarafından rivayet edildiğini anlayınca yaptığını da uğursuz sayarak ondan yararlanmamışlardır56.

1- el-Kâmil fi'l-edeb

2- el-Muktadab

3- er-Ravda

4- el-Medhal fi Kitabi Sibeveyh

5- Kitabu'l-iştikak

6- el-Maksûr ve'l-memdûd

7- Kitabu'l-müzekker ve'l-müennes

8- Meâni'l-Kur'an (bu eseri “el-Kitabu't-tam” olarak bilinir.)

9- Kitabu'l-hat ve'l-hicâ

10- Kitabu'l-enva' ve'l-ezmine

11- Kitabu ihticaci'l-kurra ve i'rabi'l-Kur'an

12- Kitabu'l-hurûf fi meâni'l-Kur'an ila sûreti Tâhâ

13- Kitabu sifatillahi celle ve alâ

14- Kitabu'l-ibâre an-esmâillâhi teala

15- Ma'nâ Kitabi'l-Evsat lil Ahfeş

16- Şerhu şevâhidi Kitabi Sibeveyh

17- Kitabu'z-ziyâde el-münteza' min kitabi Sibeveyh

18- Kitabu'l-huruf

19- el-Medhal fi'n-nahv

20- Kitabu'l-i'rab

21- Kitabu't-tasrif

22- Kitabu'l-arûz

23- Kitabu'l-kavafi

24- Kitabu'l-belağa

25- er-Risâletu'l-kâmile

26- el-Cemi' (bu eserini tamamlamamıştır)

27- Kavâ'i'du'ş-şi'r

28- Kitabu zarûreti'ş-şi'r

29- Kitabu'l-fedâili ve'l-mefdul

30- er-Riyadu'l-munike

31- Kitabu'l-veşy

32- Kitabu şerhi kelami'l-arab

33- Kitabu'l-hass ale'l-edeb ve's-sıdk

34- Edebu'l-celis

35- Kitabu'n-nâtik

36- Kitabu'l-memâdih ve'l-mekâdih

37- Kitabu esmâi'd-davahi inde'l-arab

38- Kitabu mâ ittafaka elfazuhu ve ihtelefa meanihi fi'l-Kur'an

39- Kitabu't-teâzi

40- Kitabu Kahtan ve Adnan

41- Tabakatu'n -nahviyyin el-Basriyyin ve ahbaruhum

42- İ'cazu ebyat

43- Şerhu Lamiyeti'l-Arab57

el-Muberrid'in bu eserlerinden başka, muhtelif kaynaklarda günümüze kadar gelmemiş, ancak hakkında bazı kayıtlara veya muhtevalarından yapılmış nakillere tesadüf edilen eserlerinden bazıları da şunlardır:

1- el-İ'tinan

2- eş-Şafi

3- el-Fiten ve'l-mihen

4- el-İhtiyar

5- Şerhu ma ağfelehu Sibeveyh58

el-Kâmil Adlı Eseri

el-Muberrid'in eserleri arasında birinci sırada yer alması hasebiyle bir nebze el-Kamil'den bahsetmek yerinde olacaktır.

el-Kâmil, el-Muberrid'in en önemli eseri olup, tarzının mükemmel bir numunesidir. Bu eserinde Muberrid hadisleri, mev'izeleri, hutbeleri, darbımeselleri, çoğu eski şairlere ait şiirleri ve tarihi rivayetleri toplamış, verdiği malzemeyi lügat, gramer ve tarihi bilgi bakımından, yaptığı son derece mühim izahları ile değerlendirerek, zamanın dil ve edebiyat çalışmalarının terkibini yapmıştır. el-Kâmil; edebiyat, nahiv ve dil zenginliği bakımından, sahip olduğu kültür ve bilgi zenginliğini yansıtan el-Muberrid'in en kapsamlı eseridir.

Çeşitli rivayetler, isnadı olmayan pekçok hikaye, kelime iştikakı ve açıklamaları, nahiv ve i'rab bakımından el-Kamil gibisine rastlamak pek kolay değildir59.

el-Kamil; Cahız'ın “Kitabu'l-beyan”ı, Ebû Ali Kalî (ö.356 h)'nin “el-Emâli”si ile birlikte, edebe dair eserler arasında en çok itibar ve rağbet gören 3 kitaptan biri olmuştur.

Ebû Muhammed İbn Hazm, Ebû Ali el-Kâli'nin “Kitabu'l-emalî” adlı eserini tanıtırken, el-Muberrid'in “el-Kâmil” adlı eserine atıfta bulunarak, ikisi arasında bir mukayese yapmış şu görüşe yer vermiştir: Ebû Ali'nin “Nevâdir” adlı kitabı, Muberrid'in yazdığı “el-Kâmil” kitabına eşdeğerdir. Ebu'l-Abbas'ın kitabı nahiv ve ahbar konusunda zengin ve kapsamlı olduğu gibi, Ebû Ali'nin kitabı da dil ve şiir bakımından oldukça zengindir60.

Görüldüğü gibi,”Kitabu'l-emalî” gibi zengin ve meşhur olan edebi bir eserin şöhret, tanıtım ve değeri Muberrid'in “el-Kamil” adlı eseri ile sunulmaya çalışılmıştır. Bu da el-Kamil'in ilmi seviye ve değerini ifade etme açısından önemli bir delildir.

el-Muberrid'in bu eseri; el-Cahız'ın “el-Beyan ve't-tebyin”i ile “Kitabu'l-hayavan”ı ve İbn Kuteybe (828/889m)’nin “Uyûnu'l-ahbar”ı tarzında ansiklopedik bir eser olup, şiir, nesir, emsal, mevâiz, hutbe ve risalelerden seçme metinleri ihtiva etmektedir. Adı geçen eserlerden farkı ise, el-Kamil'de dil, nahiv ve i'rab gibi meselelere daha fazla önem verilmesi ve öğreticilik yönünün esas alınmasıdır.

Bu itibarla el-Kamil, edebiyat, dil ahbar ve tarih kaynaklarının en önemlilerinden biridir61.

el-Kamil bir çok alim tarafından şerh edilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

1- Hişam b. Ahmed Ebu'l-Velid el-Vakşiyy (ö.489) nin şerhi. Şarih bu şerhine “Nüketü'l-Kamil” adını vermiştir.

2- İbnu's-Sîd el-Batalyevsî (ö.444) nin şerhi

3- Eb‍'l-Abbas Ahmed b. Abdurrahman (İbn Medâ) (ö.592 )nın şerhi62.

el-Kâmil ilk defa 1286 yılında basılmış, sonra W. Wright tarafından iki cilt halinde “The Kamil Of el-Muberrid” adıyle yeniden basılmıştır. Zeki Mübarek tarafından 3 cilt olarak 1937 yılında Kahire'de neşredilmiştir63.

Beyrut, Risale yayınları tarafından 1986 yılında baskısı yapılan, Muhammed Ahmed ed-Dali tarafından tahkikli olarak fihrist hariç 3 cilt halinde toplanmıştır.

I.cildi 30 bab, II. cildi 19 bab, III, cildi 10 bab olmak üzere toplam 59 babdan ibarettir.

Ayrıca el-Kamil, 1864 yılında bir mukaddime ile birlikte Almanya'da basıldı, ona çeşitli fihristler ilâve edildi.1922 yılında da Almancaya çevrildi64.

SONUÇ

Basra dil mektebinin en yetkili simalarından birisi sayılan Ebu'l-Abbas el-Muberrid,dil ve gramer konusunda imam kabul edilmiş, parlak zekası ve anlayışı, sahip olduğu fesahat ve belagatı sayesinde şöhreti Basra hudutlarını aşmakta gecikmemiştir. Daha küçük yaşında lügat ve nahivde kazandığı geniş ve sağlam bilgisini etrafına kabul ettirmiş, Bağdat'ta döneminin vezir ve idarecilerinden büyük alaka, hürmet ve destek görmüştür. Birçok alim tarafından övgüyle anılmış, ölümünden büyük üzüntü duyan muasırı ve rakibi, Kûfe dil mektebinin mümessili büyük edebiyatçı Saleb tarafından da takdirle anılmıştır.

el-Muberrid güzel konuşması, nüktedanlığı, hazır cevap ve şair tabiatı ile etrafındakilere büyük etki yapmış, cerh ve ta'dil alimleri onun, rivayet ve nakillerinde sika (güvenilir) olduğunu kabul etmişlerdir.

el-Muberrid, kuvvetli hâfıza ve muhâkemesi sayesinde, Bağdat'ta hoca olarak faaliyet göstermiş, Ebû İshâk ez-Zeccâc (ö.316/928), İbn Keysân (ö.320/932), Ebû Bekr es-Sûlî (ö.335/946) ve İbn Durusteveyh (ö.347/958) gibi pek çok kişi talebesi olmuştur.

el-Muberrid'ın eserlerine baktığımızda, daha çok dil ve edebiyat ağırlıklı olmak üzere eserlerinin sayısı 40'i geçerse de, bunlardan ancak pek azı günümüze kadar muhafaza edilebilmiştir. Onun en önemli eseri “el-Kâmil fi'l-edeb” adlı çalışmasıdır. Bu zengin ansiklopedik eserinde hadisleri, mev'izalari, hutbeleri, darb-ı meselleri, çoğu eski şairlere ait şiirleri ve tarihi rivayetleri toplamış, bütün bunları dil, gramer ve tarihi bilgi çerçevesinde değerlendirerek dil ve edebiyat çalışmalarına ışık tutmuştur.

el-Muberrid'in “el-Kâmil” adlı bu eseri, Câhız'in “el-Beyân ve't-tebyin”ı, İbn Kuteybe'nin “Uyûnu'l-ahbar”ı ve Ebû Ali el-Kalî'nin “Kitabu'l-emâli”si ile birlikte, edebiyata dair eserler arasında en çok itibar ve rağbet gören üç kitaptan biri olmuştur. Adı geçen eserlerden farkı ise, el-Kâmil'de dil, nahiv ve irab gibi meselelere daha fazla önem verilmesi ve öğreticilik yönünün esas alınmış olmasıdır. Bu itibarla el-Kâmil, dil, ahbar ve tarih kaynaklarının en önemlilerinden biri sayılmıştır.



* Yard.Doç.Dr., Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagatı Anabilim Dalı Ögretim Üyesi. (ykahyaoglu@hotmail.com).


11 Yâkut el-Hamevî, Mu’cemu’l-udebâ, XIX,111; el-Muberrid, el-Muktadab, thk. Muhammed

Abdulhalik Udayme, I, 9; ez-Ziriklî, el- A’lam, VII, 144



2 el-Muberrid , el- Muktadab, a.g.e., I, 11

3 el-Muberrid, a.g.e., I,11

4 el-Vailî: Vail kabilesine mensup kişi anlamındadır.

55 el- Muberrid, a.g.e., I,12

6 Yâkut, Mu’cemu’l-udebâ, XIX,112,113

7 Yâkut, a.g.e., XIX,111,112; İbn Hallikan, Vefeyatu’l-a’yân IV, 319; Nihad M. Çetin, “Müberred”, İA,VII,779

8 ez-Ziriklî, el-A’lam, VII,144

9 Yâkut, a.g.e., XIX,120; İbn Hallikan, a.g.e., IV, 319

10 Diğer beyitler için bkz. İbn Hallikan, a.g.e., IV,319; el- Muktadab, I,3; Yâkut,a.g.e.,XIX,120

11 Muhammed et-Tantavî, Neşetu’n- nahiv ve târîhu eşheri‘n-nuhât, s.9; Yâkut,a.g.e., XIX, 120

12 Yâkut, a.g.e., XIX, 112

13 İbn Hallikan, a.g.e., IV, 314; Yâkut,a.g.e., XIX, 112

14 ez-Ziriklî, a.g.e., VII,144

15 Nihad M.Çetin, “Müberred”, İA, (M.E.B.)VIII,780; el-Muktadab, I,18 vd.

16 Yâkut,a.g.e., I,21

17 Yâkut,a.g.e., IXX, 112

18 el-Muktadab,a.g.e. I, 22

19 el-Muktadab,a.g.e. I, 22, 23

20 Yâkut,a.g.e., I, I49

21 el-Muberrid, el-Kamil, II,132

22 Yâkut, a.g.e. XVIII, 95; el-Eĝanî, IV, 415

23 Yâkut, a.g.e. XVIII, I97

24 Yâkut, a.g.e. XVIII, I97

25 Yâkut, a.g.e. XIX, II2;İ bn Hallikan, a.g.e. IV,314

26 Yâkut, a.g.e. XIX, II7, II8

27 Yâkut, a.g.e. XIX, 112, 113

28 Yâkut, a.g.e. IXX, 112

29 el-Muberrid, el-Muktadab, I, 40

30 el-Muuberrid, a.g.e., I, 39

31 el-Muberrid;, a.g.e., I, 40

32 el-Muberrid;, a.g.e., I, 40

33 İ bn Kesir, el-Bidaye ve’n-nihaye, XI,79; İbn İmad el-Hanbeli, Şezerat, I, 190

34 el-Hatib, Tarihu Bağdad, III,380

35 İbn Hallikan, a.g.e., IV, 314

36 İbn Hallikan, a.g.e., IV, 314; Yâkut, a.g.e. XIX, II8

37 el-Bârûdî, Muhtarat, I,4

38 İ bn Hallikan, a.g.e., IV, 314; Yâkut, a.g.e. XIX, II4, 115; İbn İmad el-Hanbeli, a.g.e.I, 191

39 Yâkut, a.g.e. IXX, 119

40 Mina ve Muhassab: Mekke ile Arafat arasında iki yerin adıdır.

41 Yâkut, a.g.e. IXX, 119 daha fazla hikaye ve menkıbe için bkz. İbn Hallikan, a.g.e., IV, 314 vd.

42 El- Muberrid, el-Muktadab, I, 30;İ bn Hallikan, a.g.e., IV, 314

43 el-Muberrid, a.g.e. I, 30

44 İ bn Hallikan, a.g.e., IV, 319; el- Muberrid, el-Muktadab, I, 30; Tarihu Bağdad, III, 387

45 Nihad M. Çetin, “Müberred”, İA,VIII,780

46 Adı; Muhammet b. el-Hasan b.Yakub b.Miksem el-Attar’dır. Badat halkından olup, Arap dili ve kıraat alimidir. Hicri 354 tarihinde vefat etmiştir. Bkz. İbn Abdilberr, a.g.e. I, 44

47 İ bn Abdilberr, a.g.e. I, 44

48 el-Muberrid, el-Kamil, III, 23

49 el-Muberrid, el-Muktadab, I, 53

50 Yâkut, a.g.e. XIX, 120

51 Şiirin tamamı için bkz. el-Muberrid, el-Muktadab, I,19

52 Bkz.el-Muberrid, a.g.e., I, 24

53 Bkz.İ bn Hallikan, a.g.e., IV, 314

54 Yâkut, a.g.e. XIX, 121

55 “Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse, hemen ümitsizliğe düşüverirler” Rum suresi, ayet, 36

56 Yâkut, a.g.e. XIX, 121

Kanaatimizce böyle bir iddia ve düşüncenin ilim adına kabul edilecek bir tarafı yoktur. Zira kişilerin öne sürdükleri fikirlerde doğrular ve yanlışlar tartışılmalı, kişinin zındıklığı veya inancı tartışılmamalıdır.



57 Yâkut, a.g.e. X, 122, 123; ez-Ziriklî, a.g.e., VII, 144

58 Yâkut, a.g.e. XIX, 121, 122; Nihad M. Çetin, “Müberred”, İA, VIII,78I

59 el-Muberrid, a.g.e., I, 54; İA, VIII,780

60 el-Muberrid, a.g.e., I, 55; Ebû Ali el-Kalî, Kitabu’l-emalî,I, 10

61 Demirayak, Kenan – Çöğenli, M Sadi, Arap Edebiyatında Kaynaklar, s. 7

62 el-Muberrid, a.g.e., I, 54

63 Nihad M.Çetin, “Müberred”, İA, VIII,780

64 el-Muberrid, a.g.e., I, 56



64


NÜSHA, YIL: III, SAYI: 10, YAZ 2003




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət