Ana səhifə

DÜzey derslikleri: İLKÖĞretiM 7 – sinif öĞrencileri Üzerine bir durum çalişmasi Serap yilmaz


Yüklə 144.62 Kb.
səhifə1/3
tarix22.06.2016
ölçüsü144.62 Kb.
  1   2   3

Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2009. Cilt:V1, Sayı:I, 195-219

http://efdergi.yyu.edu.tr



DÜZEY DERSLİKLERİ: İLKÖĞRETİM 7 – 8. SINIF ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNE BİR DURUM ÇALIŞMASI

Serap YILMAZ

Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi

seyilmaz@adu.edu.tr
Meltem ÇENGEL

Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi

mcengel@adu.edu.tr
Ruken AKAR-VURAL

Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi

rakarvural@adu.edu.tr
Müfit GÖMLEKSİZ

Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi

mufit.komleksiz@ege.edu.tr
ÖZET

Bu çalışmayla, düzey derslikleri (seviye sınıfları) uygulaması yapılan bir ilköğretim okulunda öğrenim gören 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin, uygulamaya ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yedi ve sekizinci sınıflarda, alt, orta ve üst düzey dersliklerinin her birinden 2 kız 2 erkek olmak üzere toplam 24 öğrenci ile görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler nitel analiz tekniklerine uygun olarak çözümlenmiştir. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında, 18 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, öğrencilerin düzey derslikleri uygulamasının ve dersliklerin belirlenmesinde kullanılan ölçütlerin farkında oldukları, düzey dersliğini benzer ifadelerle tanımladıkları, ancak uygulamaya ilişkin görüşlerin öğrencinin yer aldığı düzey dersliğine göre farklılaştığı görülmektedir. Üst düzey dersliğinde yer alan öğrenciler düzey dersliği uygulamasının akademik başarıları ve arkadaşlık ilişkileri üzerindeki etkilerinin olumlu yönde olduğunu dile getirmektedirler. Alt ve orta düzey dersliklerinde yer alan öğrenciler uygulamanın gerek akademik başarılarını gerekse arkadaşlık ilişkilerini olumsuz yönde etkilediğini ifade etmektedirler. Öğretmen davranışlarına ilişkin öğrenci görüşlerinin de yine öğrencilerin bulundukları düzey dersliğine göre farklılaştığı görülmüştür.


Anahtar Sözcükler: Düzey Derslikleri, Seviye Sınıfları, İlköğretim, Durum çalışması, Öğrenci görüşleri.

ABILITY GROUPING BETWEEN CLASSES: A CASE SUDY ON 7TH AND 8TH GRADE STUDENTS
ABSTRACT

In this research, 7th and 8th grade students’ views on ability grouping between classes implication in one elementary school is examined. Sample of the study is consisted 24 students (12 girls and 12 boys) from low, medium and high achievement groups. Semi-structured interview form was used as a data gathering tool in research. As a summary, when findings of this study is examined, it is seen that students from high achievement group evaluate this treatment as positive. On the other hand, students from low and medium achievement groups are stated their views about this treatment as negative in terms of their achademic achievement and friendship. The other result of this study is on teacher behaviors. It is seen that student views about teacher behaviors were different from each other in terms of ability groups.


Keywords: Ability grouping between classes, Elementary school, Case study, Students’ views.

GİRİŞ

Düzey derslikleri; öğrencilerin akademik başarı, zeka bölümü, öğretmen kararları ya da bunlardan biri ya da bunların bileşimine göre, kendi düzeylerine uygun dersliklerde eğitim görmeleri esasına dayanan bir düzey kümesi uygulamasıdır (Slavin, 1993). Sınav kazanmaya odaklı eğitim sistemi içerisinde, önceleri yalnızca dershanelerde öğrenciler gruplara ayrılırken, zamanla bazı devlet okulları ile özel okullarda da bu uygulamaya başlanmış ve okulların başarıları, sınavı kazanan öğrenci sayısı ile ölçülür olmuştur. Okulların dershaneleştirildiği, “düzey dersliği” ya da “seviye sınıfı” olarak adlandırılan bu uygulamalarda öğrenciler sınavlardan aldıkları puana ya da akademik ortalamalarına göre gruplara ayrılmakta ve bu doğrultuda düzeylerine uygun dersliklerde eğitim görmektedirler. Bu uygulamada genelde “A” sınıflarında akademik başarısı yüksek öğrenciler, B, C, ve D sınıflarında ise azalan sırada diğer öğrenciler yer almaktadır.

Geçmiş yıllarda ülkemizde, düzey derslikleri uygulamasına ilişkin farklı düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle 1968 programında yöntem ve teknikler başlığı altında bireysel, küme, seviye grupları ve sınıf çalışmalarından yararlanılabileceği vurgulanmıştır. Küme çalışmalarının yararları ile seviye grupları ile çalışmanın nasıl yapılacağı programda açıklanmıştır (Tazebay, Çelenk, Tertemiz, Kalaycı, 2000:107). 1995 programında Matematik, Türkçe gibi derslerde seviye gruplarından yararlanılmasının önerilmesi ile düzey kümesi uygulamaları meşruluk ve yaygınlık kazanmıştır (MEB, 1995). Daha sonra bu uygulama yine programlardan çıkartılmıştır. Tarihsel süreç içinde pek çok değişime uğrayarak farklı biçimlerde uygulanan düzey derslikleri, günümüzde hâlâ birçok okulda resmi olarak ifade edilmemekle birlikte yaygın bir şekilde uygulanmaktadır.

Programlarda yer alma ya da programlardan kaldırılma gerekçeleri bilimsel olarak ortaya konmayan bu uygulamaya ilişkin alanyazın incelendiğinde, uygulamanın, akademik başarıya ilişkin beklenen amaçları gerçekleştiremediğine ve akademik başarı üzerinde olumlu etkilerinin olmadığına vurgu yapıldığı görülmektedir (Slavin, 1990; Kulik ve Kulik, 1992; Holmes ve Ahr, 1994; Betts ve Shkolnik, 2000b; Boaler, William ve Brown, 2000; Irenson ve Maclntyre, 2002; Zimmer, 2003; Carborano, 2005). Bununla birlikte, bu konuda yapılan çalışmaların genelde akademik başarıya odaklandığı ve bu çalışmalarda öğretmen görüşlerinin temel alındığı gözlenmektedir (Oakes ve Guiton, 1995; Aidman, 1994, akt.: Aldan-Karademir, 2007; Boaler, Wiliam ve Brown, 2000) Ülkemizde ise, düzey derslikleri uygulamasına ilişkin sınırlı sayıda araştırmaya rastlanmaktadır (Akbaba, 1996; Gömleksiz, 1997; Karabacak, 2001; Aldan-Karademir, 2007). Akbaba (1996) ve Karabacak (2001) araştırmalarında genel olarak düzey kümesi uygulamalarını değerlendirmişlerdir. Gömleksiz (1997) ve Aldan-Karademir (2007) tarafından gerçekleştirilen deneysel çalışmalarda düzey derslikleri uygulamasının akademik başarı ve benlik saygısı üzerindeki etkileri incelenmiş ve uygulamanın akademik başarı üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı bulunmuştur.

Düzey derslikleri uygulamaları geniş bir perspektifle ele alındığında, uygulamadan etkilenen pek çok tarafın olduğu dikkati çekmektedir. Özellikle uygulamanın eksenini oluşturan, olumlu ve olumsuz yanları ile doğrudan yüzleşen öğrencilerin görüşleri oldukça önemlidir. Düzey derslikleri öğrencilerin bireysel farklılıkları göz önüne alınarak, her öğrencinin kendi düzeyine uygun biçimde eğitim almasını amaçlamaktadır. Bununla birlikte, düzey derslikleri uygulamalarının ülkemizdeki uygulanma biçimlerine, akademik başarı ve diğer eğitimsel-toplumsal çıktılar üzerindeki etkilerine, tarafların bu uygulamaya ilişkin görüşlerine yönelik derinlemesine çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle, özellikle ilköğretim 7-8. sınıflar ve ortaöğretimde işe koşulan ve yurtdışında birçok boyutlarıyla araştırılan “düzey derslikleri” uygulamasının, ülkemiz koşullarında farklı değişkenler açısından araştırılması gerekmektedir.
YÖNTEM

Bu başlık altında araştırmanın amacı, modeli, çalışma grubu, verilerin toplanması ve çözümlenmesi konuları ele alınmıştır.


Araştırmanın Amacı

Bu araştırmanın temel amacı, “düzey derslikleri” uygulaması yapılan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin bu uygulamaya ilişkin görüşlerini belirlemektir. Bu temel amaç doğrultusunda şu sorulara yanıt aranmıştır:

Alt, orta ve üst düzey dersliklerinde öğrenim gören öğrencilerin;


  1. Düzey dersliği (seviye sınıf) kavramının anlamına,

  2. Düzey dersliği uygulamasına ilişkin ön yaşantıları olup olmadığına,

  3. Düzey dersliklerinin oluşturulma ölçütlerine,

  4. Düzey dersliği uygulamasının güçlü ve zayıf yönlerine,

  5. Düzey dersliği uygulamasının akademik başarıları üzerindeki etkilerine,

  6. Düzey dersliği uygulamasının arkadaşlık ilişkileri üzerindeki etkilerine,

  7. Öğretmen davranışlarına,

  8. Dersin işlenişine,

  9. Okulda kendilerine sunulan olanaklardan yararlanma durumuna

ilişkin görüşleri nelerdir?
Araştırmanın Modeli

Bu araştırma ile düzey derslikleri (seviye sınıfları) uygulamasının gerçekleştirildiği bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin uygulamaya ilişkin görüşleri alınacağından, çalışma tarama modelinde betimsel bir çalışma niteliği taşımaktadır. Araştırma nitel bir durum çalışması olarak desenlenmiştir. Nitel araştırma; gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi veri toplama araçlarının kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konulmasına yönelik bir sürecin izlendiği araştırma desenidir (Yıldırım ve Şimşek, 2005). Bu araştırmada, durum çalışması kullanılmıştır. Durum çalışması, Shulman (1986, akt. Campoy, 2005) tarafından özellikle eğitim araştırmalarında, öğrenme-öğretme süreçlerinin değerlendirilmesinde kullanılması önerilen ve Stake (2000) tarafından tek bir durumun derinlemesine incelenmesi biçiminde tanımlanan bir araştırma desenidir. Bu çalışma, tek bir okuldaki düzey dersliği uygulamasının temel alınması ve bu okuldaki öğrencilerin düzey dersliği uygulamasını nasıl değerlendirdiklerine ilişkin görüşlerine odaklanması nedeniyle bir durum çalışması olarak nitelendirilebilir.


Çalışma Grubu

Araştırmanın çalışma grubu, düzey derslikleri uygulamasının gerçekleştirildiği ilköğretim okulunda öğrenim gören 12 yedinci sınıf, 12 sekizinci sınıf toplam 24 öğrenciden oluşmaktadır. Görüşme yapılan öğrencilerin belirlenmesinde, amaçlı örnekleme yollarından maksimum çeşitlilik ve kolay erişilebilir örnekleme tekniklerinden yararlanılmıştır. Kolay erişilebilir örneklemede erişilmesi kolay bireyler seçilmekte iken, maksimum çeşitlilik örneklemesinde ise aynı olgu ile ilgili, farklı tarafların görüşleri anılmaya çalışılmaktadır (Hatch, 2002). Bu çalışmada da başarı düzeyleri ele alınan olgunun farklı tarafları olarak değerlendirilmiş ve her düzeyden eşit sayıda öğrenci çalışma grubuna alınmıştır.

Çalışma grubu resmi bir ilköğretim okulunda, altıncı sınıfın başında yapılan sınavlar ile düzey dersliklerine ayrılan ve yaklaşık iki yıldır bu uygulamanın içerisinde yer alan öğrencilerden oluşmaktadır.

Alt, orta ve üst düzey dersliklerinin her birinde 2 kız, 2 erkek öğrenci çalışma grubuna alınmıştır. Çalışma grubunun özelliklerine ilişkin veriler Çizelge 1’de yer almaktadır.


Çizelge 1. Çalışma Grubunun Özellikleri



Cinsiyet

Sınıfı

Öğrenim Gördüğü

Düzey Dersliği




Cinsiyet

Sınıfı

Öğrenim Gördüğü

Düzey Dersliği

K1

Kız

7 – A

Üst Düzey Dersliği

K16

Kız

8 – B

Üst Düzey Dersliği

K24

Erkek

7 – A

Üst Düzey Dersliği

K6

Kız

8 – B

Üst Düzey Dersliği

K17

Erkek

7 – A

Üst Düzey Dersliği

K22

Erkek

8 – B

Üst Düzey Dersliği

K20

Erkek

7 – A

Üst Düzey Dersliği

K19

Erkek

8 – B

Üst Düzey Dersliği

K13

Kız

7 – C

Orta Düzey Dersliği

K12

Kız

8 – C

Orta Düzey Dersliği

K14

Kız

7 – C

Orta Düzey Dersliği

K5

Kız

8 – C

Orta Düzey Dersliği

K7

Erkek

7 – C

Orta Düzey Dersliği

K4

Erkek

8 – C

Orta Düzey Dersliği

K23

Erkek

7 – C

Orta Düzey Dersliği

K18

Erkek

8 – C

Orta Düzey Dersliği

K15

Kız

7 – B

Alt Düzey Dersliği

K9

Kız

8 – A

Alt Düzey Dersliği

K3

Kız

7 - B

Alt Düzey Dersliği

K10

Kız

8 – A

Alt Düzey Dersliği

K2

Erkek

7 - B

Alt Düzey Dersliği

K11

Erkek

8 – A

Alt Düzey Dersliği

K21

Erkek

7 - B

Alt Düzey Dersliği

K8

Erkek

8 – A

Alt Düzey Dersliği


Veri Toplama Aracı

Araştırmaya ilişkin veriler araştırmacılar tarafından geliştirilmiş “yarı yapılandırılmış görüşme formu” aracılığı ile toplanmıştır. Görüşme formunun yapılandırılması sürecinde, düzey dersliklerine ilişkin araştırmalar incelenmiş ve ön deneme için sorular oluşturulmuştur. Formun deneme uygulaması düzey derslikleri uygulanan örneklemden farklı bir ilköğretim okulunda 4 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmacıların yeniden değerlendirmesi sonucu son biçimi verilen görüşme formu toplam 18 sorudan oluşmaktadır.


Verilerin Toplanması ve Analizi

Görüşme formunun kullanıldığı görüşmeler, örneklemi oluşturan 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile okulun bilgisayar laboratuarında bire bir yapılmıştır. Her bir görüşme ortalama 40 dakika sürmüştür. Yapılan görüşmeler sırasında öğrencilerden alınan izin doğrultusunda 12 öğrenci ile ses kayıt cihazı kullanılmış, 11 görüşmede kullanılmamıştır. Bir öğrenci ise görüşme süreci devam ederken ses kayıt cihazının kapatılmasını istemiştir.

Araştırmada görüşmelerle elde edilen verilerin analizinde, nitel veri analizi tekniklerinden tipolojik analiz kullanılmıştır (Hatch, 2002). Analiz sırasında her bir alt amaçla ilişkili olarak görüşme soruları birer tema/boyut biçiminde ele alınmıştır. Her bir temanın içindeki anlam birimleri ortaya konmuş ve bu anlam birimleri aracılığıyla da kuramsal açıklamalara dayandırılarak çıkarsamalar yapılmıştır.

Nitel verilerin raporlaştırılması aşamasında, bulgularla ilgili olarak, görüşmelerden birebir alıntılar yapılarak, güvenirlik arttırılmaya çalışılmıştır. Katılımcılar için K1, K2…şeklinde kodlar kullanılmıştır (örneğin K1, gibi). LeCompte ve Goetz (1982; Akt, Yıldırım ve Şimşek, 2005) nitel araştırmada güvenirliği artırmak için toplanan verilerin öncelikle betimsel bir yaklaşımla doğrudan sunulmasını, araştırmacının gözlem, görüşme ve dokümanlar yoluyla elde ettiği verileri herhangi bir yorum katmadan okuyucuya sunmasını ve yorumlarını daha sonraya bırakmasını önermektedir. Bu araştırmada görüşmelerden elde edilen bulgular, herhangi bir yoruma yer vermeden ayrı başlıklar halinde, sık sık doğrudan alıntılara yer verilerek sunulmuştur. Daha sonra bu bulgular tartışma kısmında bütüncül olarak ele alınıp tartışılmıştır. LeCompte ve Goetz’in (1982; Akt, Yıldırım ve Şimşek, 2005) güvenirliği arttırmak için yaptıkları diğer öneri ise, verilerin analizinde bir başka araştırmacıdan yardım alma ve ulaşılan sonuçları teyit etmedir. Görüşme formaları nitel araştırma deneyimine sahip iki araştırmacı tarafından analiz edilmiştir. İki araştırmacı da görüşme metinlerini ayrı ayrı kodlamış, daha sonra analizler arasındaki tutarlılığı incelemek üzere bir araya gelmiştir. Farklı kategoriler altında ele alınan durumlar tartışılmış ve uzlaşılmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, iki kodlayıcı tarafından kodlanan ve seçkisiz yolla belirlenen bir görüşme formu için “anlaşma/anlaşma+anlaşmama formülü” ile iki kodlayıcı arasındaki uyuşma katsayısı hesaplanmıştır. Güvenirliğin göstergelerinden biri olarak kabul edilen bu katsayı eldeki çalışmada .76 olarak elde edilmiştir.


BULGULAR

Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, araştırma amaçları doğrultusunda alt başlıklar altında aşağıda sırasıyla yer almaktadır.


Düzey Dersliğinin Anlamı

Öğrencilerin düzey dersliği (seviye sınıfı) kavramının anlamına ilişkin görüşleri incelendiğinde, düzey dersliği kavramını “farklı özelliklere göre gruplara ayırma” olarak tanımladıkları görülmektedir. Düzey dersliği kavramının alt, orta ve üst düzey dersliğinde yer alan öğrenciler tarafından benzer şekilde algılandığı söylenilebilir. Öğrenciler düzey dersliği kavramını “öğrencileri kapasitelerine göre ayırma, düzeylerine göre ayırma” ve “başarılı-başarısız olma durumlarına göre ayırma” olarak tanımlamaktadırlar. Alt, orta ve üst düzey dersliğinde bulunan üç öğrencinin düzey dersliği kavramına ilişkin görüşleri aşağıda verilmiştir:

K.10: (Öğrencilerin) Derslerdeki başarılarına göre sınıf sınıf ayrılması, aynı düzeydeki öğrencilerin bir sınıfa konması (Alt düzey dersliği).

K.5: İnsanları kapasitelerine, dersteki başarıları, puanları, davranışlarına göre ayırma. (Orta düzey dersliği).

K.6.: Sınavlarla seviyelere, kapasitesine göre sınıflara ayrılması. Çalışkan olmamız, derslerde falan başarılı olmamız (Üst düzey dersliği).
Düzey Dersliklerine İlişkin Ön Yaşantılar

Araştırma kapsamında öğrencilere bu uygulama ile ilk olarak ne zaman karşılaştıkları, daha önce düzey dersliği uygulaması içerisinde yer alıp almadıkları sorulmuştur. Öğrenci yanıtları incelendiğinde 24 öğrencinin 23’ünün bu uygulama ile ilk kez altıncı sınıfta karşılaştıkları görülmüştür. Öğrenciler altıncı sınıfın başında karma dersliklerde yer aldıklarını, daha sonra yapılan seviye belirleme sınavı ile dersliklerinin değiştiğini ifade etmişlerdir. Öğrenci görüşlerinden bazı örnekler aşağıda verilmiştir:

K.1: 6. ve 7. sınıfta oldu. MEB sınavlarına göre sınıflarımız ayrılıyordu. Sene başında okul sınav yaptı. O sınava göre ilk haftadan sonra 5 C den D den A dan herkes vardı. Sonra MEB sınavına göre düşenler oluyordu ya da gelenler oluyordu.

Bir öğrencinin ise uygulamaya ilişkin farklı bir yaşantısının olduğu görülmüştür. Eğitiminin bir kısmını yurt dışında (ilköğretim 1-3. sınıflar), bir kısmını (ilköğretim 4-6. sınıflar) ise yurt içinde farklı bir okulda tamamlayan bu öğrenci konuya ilişkin şunları dile getirmiştir:

K.4: İlk 3 yıl Amerika’da okudum. 4-5-6’ıncı sınıfları X okulunda. Amerika’da 2. ve 3. sınıfta seviye-kur sınavlarına girmiştim. Orada (Los Angeles) da böyleydi. Başarım için ayrıldığımı bilmiyordum ama. Sadece öylesine sınava girdiğimi sanmıştım. Sonra 3. sınıfta başka sınıfa gidince öğretmenim söyledi, sen başarın için buradasın diye. X okulunda sadece matematik, fen ve İngilizce derslerinde vardı. Seviye belirleme sınavı yapılırdı. Ama diğer derslerde herkes aynı sınıfında devam ederdi. Geçmişte bir şey yoktu. Ama burada 7’de önceleri ilk sınıfta, yüksek sınıftaydım. Sonra düştüm ve bir daha çıkamadım. O yüzden de çok üzüldüm.
Düzey Dersliklerini Oluşturma Ölçütleri

Alt, orta ve üst düzey dersliğinde bulunan öğrenciler, dersliklerin “sınav sonuçlarına göre” oluşturulduğunu belirtmişlerdir. Öğrenci görüşleri temele alınarak düzey dersliği oluşturma ölçütleri incelendiğinde, içinde bulundukları dersliklerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirli aralıklarla yapılan Seviye Belirleme Sınavları doğrultusunda belirlendiği görülmüştür.

K.1.: Sınav sonuçlarına göre. İlk 32 A’ya, 33-65 C’ye, kalanlar B ye (üst düzey dersliği).

Araştırmaya katılan 12 yedinci sınıf öğrencisinin görüşleri incelendiğinde düzey dersliği uygulamaları kapsamında sınav sonuçlarına göre öğrencilerin bulundukları dersliklerin değiştiği görülmektedir. Sekizinci sınıf öğrencileri (12 öğrenci) ise sınıflarının değişmediğini ifade etmişlerdir.

Öğrencilere düzey dersliği oluşturmada kullanılan ölçütlere alternatif olarak önerebilecekleri farklı ölçütler olup olmadığı sorulduğunda, düzey dersliklerinin oluşturulmasında davranış notlarının ve öğrencilerin derse ilişkin tutumlarının ölçüt olarak kullanılabileceğini önermişlerdir. 5 öğrenci sınıfların ayrılmamasını önerirken, üç öğrenci de alt başarı düzeyindeki öğrencilerin üst başarı düzeyindeki öğrencilerle bir araya getirilmelerini önermiştir. Öğrencilerin önerilerinden örnekler aşağıda verilmiştir:

K.2.: Tembelleri çalışkanların içine atabilirlerdi. Orada kimse konuşmazdı. Fazla ilgi göstermezler, dersi daha dikkatli dinlerlerdi (alt düzey dersliği).

K.9.: Ayırmaktansa karıştırıp içlerinde başarılı olduğunu bildirilerek, özendirebilirler. Herkes çalışkan olduğunda kim kime özenecek ki (alt düzey dersliği).
Düzey Dersliği Uygulamasının Güçlü ve Zayıf Yönleri

Alt düzey dersliğinde yer alan öğrenciler derste tekrarlara sıklıkla yer verilmesini ve soruların düzeye göre sorulmasını uygulamanın olumlu yönleri olarak nitelendirmektedirler. Orta ve üst düzey dersliğinde yer alan öğrenciler düzey dersliği uygulamasının daha çalışmaya motive ettiğini, başarılı olma hissini yaşattığını, sınavlara daha iyi hazırlanma olanağı sunduğunu düşünmektedir. Bu uygulama ile eş düzeyde oldukları öğrencilerle düzeylerine uygun eğitim alma olanağı bulmalarını uygulamanın olumlu yönü olarak nitelendirmektedirler. Kendini daha başarılı hissetme başlığı altında toplanan görüşlere bakıldığında yine üst ve orta düzey dersliğinde yer alan öğrencilerin bir üst düzey dersliğine çıkmayı gururlandırıcı ve başarılı olmanın ölçütü olarak değerlendirdikleri görülmektedir. Öğrenciler bulundukları derslikte kalabilmek ya da bir üst düzey dersliğine çıkabilmek amacı ile daha çok çalıştıklarını ifade etmişlerdir.

K.4.: Öğretmenler seviyene göre ders anlatıyor. Örneğin en iyilerde ayrıntı anlatıyor, seviyeye göre. Seninle aynı seviyedeki arkadaşlarınla birlikte oluyorsun. Yüksek sınıftakilerle arkadaşlık yaptığında onlar kendini yüksekte gördüğünden iyi olmuyor. Ama kendi seviyende iyi oluyor (orta düzey dersliği).

K.6.: Sınıf çıkmak için ya da orada kalmak için daha çok çalışıyoruz. Sınavları daha çok önemsiyoruz. Neticede sınıfımız değişecek (üst düzey dersliği).

Seviye sınıf uygulamasının “zayıf” yönlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde öğrenci görüşlerinin öğrencilerin bulundukları düzey dersliğine göre değiştiği görülmektedir. Alt düzey dersliğindeki öğrenciler gürültü nedeni ile derslerin düzenli yürütülememesini, öğretmen davranışlarındaki farklılıkları, alt düzey dersliğinde olmanın “başarısızlık” olarak algılanmasını ve başkaları tarafından küçümsenmeyi uygulamanın olumsuz yanları olarak belirtmektedir.

K.3.: Tembellerle aynı sınıfta olduğumuzda biz de onların durumuna düşüyoruz. Aslında biz sessiz duruyoruz. Öğretmenlerin gözünde kötü oluyoruz (alt düzey dersliği).

K.8.: Bütün başarısızlar bir sınıfta olunca derste daha çok konuşuluyor. Biz de rahatsız olup ders dinleyemiyoruz. B ve C de olmuyor. Orada konuşan yok zaten (alt düzey dersliği).

Alt düzey dersliğinde yer alan bir öğrenci alt başarı düzeyindeki öğrencilerin bir araya toplanmasının bilmedikleri bir konuda yardımlaşarak diğer arkadaşlarından öğrenmelerine olanak sağlamadığını “Tembeller ortalar çalışkanlar diye ayrılıyor ya karışık olsaydı bir konuda zorlanınca çalışkanlardan yardım isterdik (K.8.)” şeklinde ifade etmiştir. Bir öğrenci ise bu uygulamanın arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkilediğini belirtmişlerdir. Yine alt düzey dersliğinde yer alan bir öğrenci uygulamanın hiçbir olumlu yönünün olmadığını belirtirken olumsuz yönlerine ilişkin düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:

K.9.: İnsanlar arası ayırıştan çok onları kötülemek amaçlı gibi. İnsanın ne yönde şekil değiştireceğini, durum alacağını düşünmeden yapılan bir düzenleme. İnsanlar arasındaki farkı ortaya çıkararak iyi etmiyorlar. İnsanlar farklarını biliyor zaten bunu açığa çıkararak bizi rencide ediyorlar (alt düzey dersliği).

Orta ve üst düzey dersliğinde yer alan öğrenciler uygulamanın zayıf yönleri olarak sürekli sınıf değiştirmenin kaygı ve strese yol açtığını ve sınav stresini arttırdığını belirtmişlerdir. Öğrenciler sürekli sınava giriyor olmanın sınav kaygılarını arttırdığını, her sınav sonrasında sınıflarının değişebileceği düşüncesinin psikolojilerini olumsuz etkilediğini ifade etmişlerdir.

K.6.: Bazı kişiler stres yapıyor. Düşeceğim çıkacağım diye. Sınıf çıkmak için ya da orada kalmak için daha çok çalışıyoruz. Sınavları daha çok önemsiyoruz. Neticede sınıfımız değişecek (üst düzey dersliği).

K.4.: Yüksek sınıfta olmak için moral bozukluğu olabilir. Neden ben üst sınıfta değilim diyebilir (orta düzey dersliği).

  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət