Ana səhifə

Ben bu ülkeyi ayağa kaldırmak ileri devletler seviyesine getirmek istiyorum bunun için ilk önce eğitimle başlamamız gerektiğini biliyorum. Şimdi bu konuda bir çalışma yapalım ve bu işi başarmış devletleri inceleyip onlardan yardım ve destek


Yüklə 9.41 Kb.
tarix14.06.2016
ölçüsü9.41 Kb.
Milli Şuur

18 Mart Çanakkale Savaşlarını anma günü Çanakkale Savaşları denilince aklımıza şehitlikler, Koca Seyit, Çanakkale geçilmez dedirtiğimiz, yedi düvele karşı meydan okuduğumuz büyük savaşımız aklımıza gelir. Ben bu yazımda Çanakkale Savaşlarının başka bir önemine dikkat çekmek istiyorum.



Merhum Başbakanlarımızdan Turgut ÖZAL’ ın ilk seçildiği yıllarda, dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi DİNÇERLER’i toplantı yapmak üzere çağırır ve kendisine “Ben bu ülkeyi ayağa kaldırmak ileri devletler seviyesine getirmek istiyorum bunun için ilk önce eğitimle başlamamız gerektiğini biliyorum. Şimdi bu konuda bir çalışma yapalım ve bu işi başarmış devletleri inceleyip onlardan yardım ve destek alalım der. Bu konu üzerine Japon ya dan bir heyet davet ederek. Türkiye için bir eğitim proğramı hazırlamalarını isterler. Japon ya üniversitelerinden gelen bu heyet inceleme yapmak üzere bir ay zaman isterler. Anadolu nun çeşitli illerinde araştırma yapıp bir rapor hazırlar. Bu heyet bir ayın sonunda Turgut ÖZAL ve Vehbi DİNÇERLER’ e raporlarını sunarlar. Bu raporda açıkça şu yazılmaktadır. Türk insanlarında milli şuur eksikliği var. Bu yüzden bu toplumdan bir şey olmaz der. Bu rapor Turgut ÖZAL ve Vehbi DİNÇERLER’ e şok etkisi yaratır. Turgut ÖZAL ilk şoktan sonra peki sizler Japon halkına nasıl milli şuur veriyorsunuz der. Bir tane Japon profesör söz alıp anlatmaya başlar. Bizler çocuklarımızı 3 yaşındayken anaokullarına göndeririz. Çünkü insan da kişilik gelişimi 0-6 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bizler çocuklarımızın kişilik gelişimlerine çok önem verir ve onların iyi bir Japon olmaları için eğitimden geçiririz. Bu eğitimin içerisinde milli şuur eğitimi de vardır. Milli şuur eğitimini bizler şöyle yaparız. Her Japon çocuğunu bir gün sabahtan bize atom bombası atılan Nagazaki ve Hiroşima ya götürürüz o yerleri ilk günkü gibi muhafaza eder yaşanan dehşeti aynı şekilde korumaktayız. Bu dehşeti gören küçük Japonlara büyük bir şok etkisi yaratır. Aynı çocukları öğleden sonra robotlarla çalışan fabrikalara, uçaktan hızlı giden trenlere bindiririz. Şuan ülke olarak geldiğimiz teknolojiyi gösteririz. Bu teknoloji karşısında da bir şok daha yaşatırız. Ertesi günü okullarında öğretmenleri çocuklara bir gün önce yapmış oldukları geziyi değerlendirmeye alır ve onlara şunu der. Eğer tembel ve kötü bir Japon olursanız düşmanlarınız gelir topraklarınıza saldırırlar ve neyiniz var neyiniz yoksa siler ve halkınızı öldürürler. Fakat iyi bir Japon olup çalışıp ülkenize hizmet ederseniz. Bizlerin yapmış olduğu hızlı trenlerden ve robotlarla çalışan fabrikalardan daha iyisini yapar ülkenizi güçlü ve ileri devletler seviyesine getirirsiniz ve sizlere de düşmanlarınız hiçbir şey yapamazlar der. Bu konuşmanın üzerine Vehbi DİNÇERLER der ki : Peki bizim atom bombası atılmış bir yerimiz yok ki biz bunu nasıl yapacağız. Japon profesör sözüne devam eder. Sizlerin bizden daha geniş bir tarihiniz var. Anadolunuzun her yeri bir Nagazaki ve Hiroşima sizler değimlisiniz yedi düvele meydan okuduğunuz ve Çanakkale geçilmez dedirdiğiniz bir Çanakkale Savaşları tarihiniz var. Metre kareye 12000 merminin düştüğü dünya savaşlar tarihinin en büyük ve çetin savaşlarının yaşandığı bir Çanakkale savaşınız var sizlerde çocuklarınızı o yerlere götürerek bu milli şuur eksikliğinizi tamamlaya bilirsiniz der.

Bu brifingten sonra Turgut ÖZAL Çanakkale Şehitliklerini bakıma aldırır.

Fakat Japonların bahsettiği seviyelere getirebildik mi?

O eksik olan milli şuurumuzu tamamlayabildik mi sayın okurlarım?



Bu sorumuzun cevabını akşam TV de haberleri seyrederken daha net cevabını alabiliriz. Türkiye de şu an devletin ve özel olmak üzere yüzlerce okul öncesi eğitim kurumları mevcuttur. Lakin vatandaşlarımız bu okulları bakım evi öğretmenlerini de bakıcı gibi görmektedir. Benimde şahsen bir okul öncesi eğitim kurumum var öğretmenlerimle her zaman toplantılarımızda çocuklarımıza milli şuur verilme konusunda fikirler verip projeler üretiyoruz. Kreş ve Gündüz Bakımevleri çalışan anne ve babaların çocuklarını baktırdığı kurumlar değildir. Bu yerler çocuklarınızın kişilik gelişimlerini tamamlamasında yardımcı olan çocuklarınızı topluma iyi birer birey olarak yetiştiren eğitim kurumlarıdır.
Bu yüzden gelecekten bir şeyler bekleyeceksek çocuklarımızın eğitimlerine onların kişilik gelişimlerine yardımcı olmalıyız. Geleceğe umutla bakmak için biz anne ve babalara düşen en büyük görev çocuklarımızın gelişimleri ve onların iyi bir insan olmalarını sağlamaktır.
Ali KÖSE

alikose@ozelkardelenkres.com


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət