Ana səhifə

4369 sayili yasa ile yatirim iNDİRİMİ İSTİsnasina getiRİlen yeniLİkler


Yüklə 30.48 Kb.
tarix23.06.2016
ölçüsü30.48 Kb.
4369 SAYILI YASA İLE YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASINA GETİRİLEN YENİLİKLER
Dr Orhan AKIŞIK

*SMMM

1. GİRİŞ

Yatırım indirimi istisnası, vergi mevzuatımıza 1963 yılında 202 sayılı Yasanın 16. maddesi ile girmiştir. Bu istisna ile; yatırım harcamalarının belirli oranlarda dönem karından indirilerek vergi dışı bırakılması ve bu

" suretle yaratılan fonlarla özel sektör yatırımlarının özendirilmesi amaçlanmaktadır.

193 sayılı GVK' nun Ek : 1 - 6. maddelerinde yer alan yatırım indirimi a istisnası, öngörülen bazı koşulların yerine getirilmesi halinde mükelleflere, yaptıkları yatırım harcamalarının belirli bir bölümünü vergiye tabi gelirlerinden indirebilmeleri olanağını vermektedir. Ek : 2. maddede yatırım tutarının vergiye tabi kazançlardan indirilebilmesi için;



  1. ticari ve zirai kazancın bilanço esasına göre tespit edilmesi,

  2. yatırımların kalkınma planlan ve yıllık programlarda belirtilenler- den Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken seçilen sektörlerde yapılması,

c) yatırımların tasdik edilmiş sürelerde tamamlanması koşulları aranmaktadır.

Bu yazıda, yatırım indirimi istisnası ana hatlarıyla incelenip, 4369 sayılı yasa ile getirilen değişikliklere değinilecektir.


2. YATIRIM İNDİRİMİNDE HARCAMA ESASI GEÇERLİDİR

187 Seri No lu GV Genel Tebliğinde, yatırım indirimi uygulamasına, ' yatırımın konusunu oluşturan aktif değerlere ilişkin harcamaların yapıldığı takvim yılından itibaren başlanacağı belirtilmektedir. Harcama ise, yatırım indirimine konu iktisadi kıymetlere ilişkin bedelin ödenmesi ya da borçlanılması, bu iktisadi kıymetlerin işletmenin aktifindeki herhangi bir hesaba kaydedilmesi ve iktisadi kıymetlere yatırımcı tarafından tasarruf edilebilir duruma gelinmesi olarak tanımlanmıştır. "Herhangi bir hesap" tabiri ile kastedilen, yatırım harcamalarının yatırımın tamamlanma sureci içinde geçici olarak izlendikleri hesaplardır. Yatırım devam ederken, yapılan harcamalar "258 – Yapılmakta Olan Yatırımlar" hesabına kaydedilebilir.

İndirime konu olacak yatırım harcamalarının bina, makine, tesisat, araç vb. amortismana tabi aktif değerlerin yeni olanlarının maliyet bedellerinden oluşması gerekmektedir. Maliyet bedeli VUK' nun 262. madde- sinde tanımlanmıştır; söz konusu maddede iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara mütefern bilumum giderlerin toplamının maliyet bedelini oluşturduğu ifade edilmektedir. 262. maddede yapılan maliyet bedeli tanımı son derece kapsamlı olup, satın alınan veya imal edilen mala ilişkin satın alma ve imalat bedellerinin dışında nakliye ve montaj giderleri, gümrük vergileri vb. harcamaları da içermektedir. Buna göre, sözü edilen tüm bu maliyet unsurları yatırım bedeli içinde yer aldıklarından dolayı, yatırım indirimine de konulacaklardır. Yine, aynı yasa maddesinin açıklama bölümünde, yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden yatırım konusu kıymetlerin aktife alındığı döneme kadar olanların iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi koşulu getirilmiş, buna karşılık daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan faiz giderlerinin ise maliyete eklenmesi veya gider yazılması konusunda mükelleflere seçim yapma hakkı tanımıştır. Bu düzenleme, döviz kredisi kullanılarak yurtdışından ithal edilen iktisadi kıymetlerin bedellerine ilişkin kur farklarının muhasebeleştirilmesinde de geçerlidir.

Burada dikkate alınacak husus, faiz giderleri ve kur farklarından, yalnızca iktisadi kıymetlerin aktife alındıkları dönem sonuna kadar olanların yatırımın maliyetine dahil edilerek, indirimden yararlandırılabileceklerine ilişkindir. VUK' nun 262. maddesinde yatırım konusu kıymetlerin aktife almadıkları dönemden sonra ortaya çıkan faiz giderleri ve kur farklarının maliyete dahil edilebileceği yönünde mükelleflere tercih hakkı tanınmış olmasına rağmen, amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonraki dönemlere ait kur farkları ve faizlerin maliyete dahil edilmiş olsalar bile yatırım indiriminden yararlanamayacakları 187 Seri No lu GV Genel Tebliği ile hüküm altına alınmıştır.


Aktife alınma ile amortisman hesaplanması tabirleri birlikte kullanılmıştır. Bilindiği gibi, amortisman ayrılabilmesi için, iktisadi kıymetlerin işletmede kullanıma hazır halde bulunmaları gerekir. Yatırım indirimden yararlanan kıymetin makine ve teçhizat olduğunu varsayarsak, bu durum- da Tek Düzen Muhasebe Planı'nda 253 - Makine ve Teçhizat hesabı borçlandırılacak ve bu tutar üzerinden amortisman ayrılmasına başlanacaktır. İşte, bu tarihten sonra ortaya çıkan kur farkları ve faizlerin iktisadi kıymetlerin maliyetine ilave edilerek yatırım indiriminden faydalandırılması mümkün değildir.
3. 4108 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİK

Yatırım indirimi İstisnası'nın Ek. 3 - 4 maddeleri, 02 Haziran 1995 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 4108 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır. Yapılan değişikliğe göre, ilgili yıl kazancından indirilemeyen yatırım indirimi tutarının izleyen ilk üç yılda VLTK hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde arttırılarak sonraki dönem kazançlarından indirilmesi öngörülmüş, yeniden değerlemeden ancak teşvik belgeli yatırımların yararlanabilecekleri belirtilmiştir.


4108 sayılı Yasa ile, kalkınmada öncelikli yörelerde yapılması planlananlar dışında personel lojmanları inşaatı, arsa ve arazi tedariki, yedek parça temini ve esas proje dışında münferit tesisat, makine ve araç mübayası için yapılan harcamaların yatırım indiriminden faydalanamayacakları hüküm altına alınmıştır.
4. 4369 SAYILI YASA İLE GETİRİLEN YENİLİKLER:

4.1. Gerçekleştirilmesi Öngörülen Yatırımlar
4369 sayılı Yasa' nın 30. maddesiyle Yatırım İndirimi İstisnası'na getirilen en önemli yenilik, yatırım indirimden ilgili dönemde sadece gerçek- leşmiş yatırım harcamalarının değil, aynı zamanda bir sonraki dönemde gerçekleştirilmesi düşünülenlerin de yararlanmasına olanak tanınmış olmasıdır. Ancak, bu yenilik O1 Ocak 1999 tarihinden sonra yatırım teşvik belgesine bağlanacak yatırımlar için geçerli olup, 31 Aralık 1998 tarihin- den önce çıkarılmış yatırım teşvik belgelerinde yer alan yatırımları kapsamamaktadır. O1 Ocak 1999 tarihinden sonraki bir tarihi taşıyan yatırım teşvik belgelerinde yazılı yatırım tutarlarına, yatırım henüz proje safhasında olsa bile, 1998 yılına ilişkin kurumlar veya gelir vergisi beyannamelerinde yer verilebilecektir. Bu düzenleme ile, O1 Ocak 1999 tarihinden sonra teşvik belgesi almak mükellefler yönünden avantajlı hale gelmiştir. Öte yandan, planlanan yatırım harcamasına öngörülen tutarın % 10'unu aşan bir oranda eksik gerçekleşmesi halinde, eksik kalan yatırım harcaması dolayısıyla tahakkuk ettirilmemiş vergilerin 6183 sayılı AA- TUTHK' nun 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi ile birlikte cezasız tahsil edilmesi hüküm altına alınmaktadır.

4.2. En Az Yatırım Tutarı

4369 sayılı Yasanın 30. maddesiyle değişik Ek: 3. maddesinde yatırım tutarının sınai ve ticari yatırımlar için asgari 50 milyar TL, zirai yatırımlar için ise 10 milyar TL olduğu, kalkınmada öncelikli yöreler için ise bu tutarların yansının dikkate alınacağı belirtilerek, yasa metninde aynen şu tümcelere yer verilmiştir:


"Yatırım indirim oranı, yatırım tutarının % 40'ıdır. Bakanlar Kurulu bu oranı kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için % 100'e, 250 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirasını aşan yatırımlarda % 200'e kadar arttırmaya veya kanuni orandan az olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu oran, Organize Sanayi Bölgelerinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde % 100 olarak uygulanır."
4.3. Yatırım İndiriminde Endeksleme Uygulaması Ek: 4. maddede ise, yapılan yatırım harcamalarının ilgili yıl kazancından indirilemeyen kısmının sonraki yıllarda VUK hükümlerine göre belirlenmiş yeniden değerleme oranı nispetinde arttırılarak indirilebileceği belirtilmektedir. Endeksleme uygulaması, herhangi bir süreyle sınırlandırılmamıştır. Bir başka deyimle, dönem kazancının yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen yatırım tutarları, indirimin mümkün olduğu döneme kadar yeniden değerleme oranı nispetinde arttırılarak ertelenebilecektir.
Birden fazla Yatırım Teşvik Belgesi almış mükelleflerin kazançlarının yetersiz olması durumunda yararlanılmayan indirim tutan varsa, indirim öncelikle aşağıda belirtilen sıra dahilinde yapılacaktır:

  1. önceki yıllarda tamamen indirilemeyen yatırım harcamaları,

  2. yeni yatırımlara ilişkin indirimler,

3) müteakip yılda yapılacak yatırımlarla ilgili indirimler. Yatırım indirimi istisnasından sonraki dönemlerde gerçekleştirilecek yatırım harcamalarının da yararlanmasına ilişkin düzenleme, sadece teşvik belgesine bağlanmış yatırımlar için geçerli olup, teşvik belgesine bağlı olmayan yatırımlarda indirim için harcamanın yapılmış olması gerekmektedir.

Bir başka deyimle, teşvik belgesiz yatırımlarda, ancak gerçekleşen yatırım harcamalarının indirimi olanaklıdır. Müteakip dönemde öngörülen yatırım harcamaları ilgili yıl kazancından indirilemez.


Örneğin; teşvik belgesi olmayan bir yatırımcı, 1999 yılı içinde yaptığı yatırım harcamasını bu yıla ilişkin gelirini beyan ettiği, Gelir veya Kurumlar Vergisi beyannamesinde gösterebilecek, bununla beraber aynı beyannamede 2000 yılında yapmayı planladığı yatırım harcamalarına yer veremeyecektir.
Keza, teşvik belgesine bağlı olmayan yatırım harcamaları endeksleme uygulaması dışında tutulmuştur. Teşvik belgesi olmayan yatırımcıların bir yandan sadece gerçekleştirdikleri yatırım harcamalarını vergi matrahından indirebilmeleri, diğer yandan endeksleme yapmalarına izin verilmemesi, 4369 sayılı Yasa' nın 30. maddesiyle amaçlananlara ters düşmektedir. Bu uygulamayla, teşvik belgesi kapsamında yatırım harcaması yapanlar bir ölçüde enflasyondan korunurken, teşvik belgesine sahip olmayan yatırımcılar enflasyonun olumsuz etkisine maruz bırakılmışlardır. Bu itibarla, bu çarpık uygulamanın bir an önce düzeltilmesinin doğru olacağı kanaatindeyiz.
5. YATIRIM İNDİRİMİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

GVK' nun Ek: 6. maddesinde mükelleflerin muhasebelerini, yatırım in-

diriminden yararlandıkları tutarların yıllar itibariyle izlenmesini temin edecek biçimde düzenlemeleri gereğine işaret edilerek yararlanılan yatırım indirimi miktarlarının yıllık kurumlar vergisi veya gelir vergisi beyannamelerde gösterilmeleri zorunlu tutulmuştur.

01.01.1999 tarihinden sonraki bir tarihi taşıyan yatırım teşvik belgelerinde 1999 yılı için öngörülen yatırım tutarına 1998 yılı gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde yer verilebilecektir.


Şimdiye kadar yaptığımız açıklamaları bir örnekle somutlaştırabiliriz:
Örnek:
ABC İnşaat Ltd. Şirketi yatırım teşvik belgesi almak için 20 Kasımı 1998 tarihinde Hazine Müsteşarlığı'na müracaat etmiştir. Teşvik belgesi. 18 Ocak 1999 tarihinde düzenlenerek firmaya verilmiştir. ABC İnşaat Ltd. Şirketinin 1998 yılı dönem karı 750 milyar TL. olup, 1999 yılında 150 milyar TL tutarında teşvik belgesine bağlanmış yatırım harcamasında bulunmayı planlamaktadır. ABC İnşaat Ltd., 30 Nisan 1999 tarihine kadar vereceği kurumlar vergisi beyannamesine 1999 yılında yapmayı öngördüğü 150 milyar TL. tutarındaki yatırım miktarını da dahil edecektir.
Dönem karı (Ticari Bilanço karı): 750,000,000,000.-TL.

(-) İndirimler:

1999 yılı için öngörülen

yatırım harcaması 150,000,000,000.-TL.

Kurumlar Vergisi Matrahı 600,000,000,000.-TL.

% 25 oranlı Kurumlar Vergisi 150,000,000,000.-TL. (600,000,000,000.-*0.25)

Kurumlar Vergisi Fon Payı 15,000,000,000.-TL.

( 150,000,000,000.-*0.10)



Gelir Vergisi Stopajı;

GV Stopaj Matrahı 750,000,000,000.-TL.

(Dönem karı + Yatırım İndirimi

-Kurumlar Vergisi)



% 15 Oranlı Stopajı

(Yatırım İndirimi *0.15) 22,500,000,000.- TL

Fon Payı

(22,500,000,000.TL. *0.10) 2,250,000,000.-TL



% 20 Oranlı Stopaj

(Gelir Vergisi Stopaj Matrahı

-Yatırım İndirimi)*0.20 120,000,000,000.-TL.

Fon Payı

( 120,000,000,000.-TLO.10) 12,000,000,000.-TL.

Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi

Stopaj ve Fon Payları Toplamı 321,750,000,000.-TL.

Yapılacak yatırımlara ilişkin harcamaların nazım hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. Nazım hesaplar, işletmenin bilanço kalemlerinin doğruluğunu etkilemeyen, ancak izlenmesi gerekli olan bilgilerin kaydedildiği hesaplardır. Nazım hesaplara kaydedilmiş bilgilerin geçerlilikleri kalmadığı takdirde, hesaplar ters kayıtla kapatılacaktır.


6. SONUÇ:

Bu makalede, yatırım indirimi istisnası, 4369 sayılı Yasa' nın 30. maddesi ile getirilen yeniliklere de yer verilerek tartışılmaktadır. İktisadi kalkınmanın hızlandırılması amacıyla, yatırım harcamalarının belirli bir tutarının dönem kazancından indirilmesine ve dolayısıyla müteşebbislerin üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına olanak veren bu müessese yapılan yeni düzenleme sonucu, gerçekleştirilen yatırım harcamalarının yanı sıra, gerçekleştirilmesi öngörülen yatırım harcamalarının da dönem karından indirimini kapsayacak biçimde genişletilmiştir.


Müteakip dönemlerde yapılacak yatırım harcamalarının dönem kazancından indirilebilmesine olanak veren bu düzenleme sadece yatırım teşvik belgesine bağlı yatırımları ilgilendirmekte, yatırım teşvik belgesine bağlı olmayan yatırımlarda ise, yatırım indiriminin harcama esasına bağlı olması koşulu varlığını sürdürmektedir.

KAYNAKÇA:
Ergülen, G., Erdem, H. (1998), “Vergi kanunlarındaki Vergi Avantajları”, Yaklaşım Yayınları

Maç, M. (1996), “Güncel kurumlar Vergisi”, İkinci baskı

Özbalcı, Y. (1997), “ Gelir Vergisi Kanunu Yorum ve Açıklamaları”

Yalçın, H. (1996), “Yatırım İndirimi – Uygulama Esasları”



* Boğaziçi Üni. İdari Bil. Fak. Öğr. Üyesi


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©kagiz.org 2016
rəhbərliyinə müraciət